Güney Afrika, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda BM Soykırım Sözleşmesi'ni ihlali gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı'na başvurmuştu.

Dün gerçekleştirilen kamuya açık oturumda, İsrail'in Gazze'de yaşananlar nedeniyle soykırım ile yargılanacağı kararı çıkarken, İsrail'in kanıtları yok etmemesi gerektiğine de hükmedilmişti.

Karar dünya basınında geniş yer bulurken, birçok ülke soykırım kararının ardında açıklamalar yaptı.

IRAK KARARDAN MEMNUN

Irak yönetimi, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Tel Aviv aleyhinde açılan soykırım davasında aldığı ihtiyati tedbir kararını memnuniyetle karşıladı.

Irak Dışişleri Bakanlığından UAD'nin İsrail aleyhinde açılan soykırım davasındaki kararına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Bakanlık olarak, insani yardımın ulaşmasını engelleyen ve Filistinli sivillerin hayatlarını tehdit eden düşmanca askeri operasyonların durdurulmasının önemini yineliyoruz. Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ve hukuk ekibinin, işgalci gücün devam eden ihlallerine karşı uluslararası mahkeme önünde açılan davanın kabul edilmesindeki çabalarını takdir ediyoruz." ifadeleri yer aldı.

"KARARLAR BAĞLAYICI"

Hollanda'nın geçici hükümeti, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail'e yönelik aldığı ihtiyati tedbir kararlarına uyulması çağrısında bulundu.

Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, UAD'nin aldığı kararların taraflar için bağlayıcı olduğu belirtildi.

Açıklamada, hükümetin, UAD'nin kararlarına uyulması çağrısında bulunduğu ve bunu, ikili temaslarda da yapacağı ifade edildi.

HAMAS: BİLİNÇLİ BİR SOYKIRIM

Hamas yöneticilerinden Basim Naim, İsrail'in, Gazze'ye yönelik saldırıları kapsamında gıda, elektrik ve ilaç gibi gerekliliklere de izin vermediğine dikkati çekerek, "Bugün geldiğimiz noktada olayı anlatabileceğimiz tek bir kavram var, o da bu bir toplu, bilinçli soykırımdır." dedi.

"TARİHİ BİR KARAR"

Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail aleyhine açıkladığı tedbir kararlarını değerlendiren İngiliz siyasetçi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kararların uygulanması ve acil ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundu.

İskoçya Bölgesel Başbakanı Hamza Yusuf, "UAD kararı çok açık. Gazze'de ölüm ve yıkım durmalı." değerlendirmesi yaptı.

Daha fazla acıyı engellemek için acil insani yardımların sağlanması ve esirlerin serbest bırakılması gerektiğinin altını çizen Yusuf, "Böylesine ölüm ve yıkımların üzerine acil ateşkes çağrısı yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Filistin'in İngiltere'deki Misyonunun Başkanı Büyükelçi Hüsam Zomlot de X hesabından yaptığı paylaşımda, Alınan tedbir kararı için "tarihi bir karar" nitelendirmesi yaptı.

"CEZADAN KAÇIŞIN SONU"

Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Tel Aviv aleyhinde açılan soykırım davasında aldığı ihtiyati tedbir kararının İsrail’in "cezalandırılmaktan kaçış sürecini sonlandırdığı" değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamada, “Bu karar, İsrail'in cezadan kaçış sürecinin sonu ve İsrail'e yardım eden ülkeleri bu yardımı bırakmaya zorlama anlamına geliyor.” ifadelerini kullanan Iştiyye, UAD’nin, Gazze Şeridi’nde yaşanan vahşet ve trajediyi göz önünde bulundurarak derhal ateşkes kararı almasını beklediklerini ve İsrail’in sanık sandalyesine oturtulmasının önemini vurguladı.

FRANSA'DA MUHALEFET PARTİSİNDEN AÇIKLAMA

Fransa'da muhalefet partisi Boyun Eğmeyen Fransa Partisi (LFI), ülke yönetiminin, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail'in Gazze'de soykırımını önlemek için aldığı ihtiyati tedbir kararını uygulatması için meclise önerge sunacağını bildirdi.

LFI Meclis Grup Başkanvekili Mathilde Panot, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Fransa'nın, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesini imzalayan ülkelerden olduğunu ve aynı zamana bu ay BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) başkanlığını üstlendiğini anımsattı.

Panot, ülkesinin bu nedenlerden ötürü Filistin halkının koruma konusunda sorumlu olduğunu savunarak, Gazze'de ateşkes sağlanması çağrısında bulundu.

"UAD BİZİ HAKLI BULDU"

Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail aleyhindeki kararının ardından ateşkes için ortak bir çaba gösterilmesi ve iki devletli kalıcı bir çözüm için müzakerelere başlanması gerektiğini söyledi.

Ramaphosa, karar sonrası yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını soykırım eylemleri olarak nitelendirdik ve İsrail'in sorumlu tutulmak zorunda olduğunu söyledik. Bugün Uluslararası Adalet Divanı bizi haklı buldu." ifadelerini kullandı.

ÜRDÜN'DEN  TARİHİ KARAR AÇIKLAMASI

Ürdün, "tarihi" olarak nitelediği Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail'in Gazze'de soykırımını önlemek için aldığı ihtiyati tedbir kararlarından memnuniyet duyduğunu bildirdi.

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Ürdün, Güney Afrika’nın, Gazze'de kardeş Filistin halkına karşı soykırım suçu işlemek ve Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülükleri ihlal etmek suçlamasıyla İsrail'e karşı açtığı davada UAD'nin verdiği tarihi kararı memnuniyetle karşılıyor." denildi.

Açıklamada, "UAD’nin, İsrail'in Gazze Şeridi'nde soykırım suçu işlediğini dikkate alması ve İsrail'in Filistinlilere yönelik cinayet suçları işlemesini durdurmayı da içeren acil ihtiyati tedbirleri kararlaştırmasının" önemi vurgulandı.

"TÜM TARAFLAR İÇİN BAĞLAYICI"

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail'e yönelik aldığı ihtiyati tedbir kararlarının tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu belirtti.

BM Sözcülük Ofisinden konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Guterres'in, UAD'nin "İsrail'in Gazze sakinlerine yönelik öldürme, saldırı ve yıkımla ilgili her türlü eylemden kaçınması ve soykırımı önlemek için tüm tedbirleri alması" ve "İsrail devleti, Gazze'de yürüttüğü askeri operasyonları derhal durdurmalı" hükümlerini not ettiği belirtildi.

"KARARI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ"

Suudi Arabistan, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail'in Gazze'de soykırımını önlemek için tüm tedbirleri alması gerektiğiyle ilgili verdiği kararı memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Uluslararası Adalet Divanının, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde Filistin halkına yönelik soykırımı durdurmayı amaçlayan her türlü ön kararını memnuniyetle karşılıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Suudi Arabistan'ın UAD tarafından verilen kararları desteklediği belirtilen açıklamada, "İsrail işgali uygulamalarını ve Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesinin ihlallerini kategorik olarak" reddedildiği teyit edildi.

"İSRAİL KARARA UYMAK ZORUNDA"

Alman hükümeti, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail ile ilgili kararının uluslararası hukuk kapsamında bağlayıcı olduğunu ve İsrail'in de bunlara uymak zorunda olduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, yaptığı yazılı açıklamada, UAD'nin davanın esasına ilişkin bir karar vermediğine ancak ihtiyati tedbirle ilgili önlemler alınmasına hükmettiğine işaret ederek "Bunlar uluslararası hukuk kapsamında bağlayıcıdır. İsrail de bunlara uymak zorundadır." ifadelerini kullandı.

RUSYA NE DEDİ?

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) İsrail'in Gazze'den çekilmesini talep etmediğini belirterek, "Bununla birlikte mahkeme, Gazze'deki sivil nüfusun çektiği acıların boyutunun soykırım sorusunu gündeme getirilmesini haklı kıldığını kabul etmiştir." dedi.