2026 yılının ikinci asgari ücretini belirlemek üzere toplanan Asgari Ücret Saptama Komisyonu'nun üçüncü toplantısı sürerken, Kıbrıs İşçi ve Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) ile Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, işçi tarafına destek vermek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne geldi.

Komisyon üyesi olmadığı için toplantıya katılmayan Bengihan, bakanlık önünde yaptığı açıklamada, hükümetin asgari ücret konusunda işverenlerden yana tavır aldığını savunarak, resmi hayat pahalılığı oranının dahi pazarlık konusu yapılmasını sert sözlerle eleştirdi.

"Hayat pahalılığı oranının tartışılması kabul edilemez"

Hayat pahalılığının toplumun tüm kesimlerini etkilediğini belirten Bengihan, özellikle asgari ücretle çalışanların ekonomik koşullar altında ezildiğini söyledi.

Sosyal Sigortalar'a yaklaşık 120 bin kişinin asgari ücret üzerinden prim yatırdığını ifade eden Bengihan, resmi hayat pahalılığı oranı olan yüzde 16,95'in dahi tartışmaya açılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) güncel verileri yansıtmadığını ileri süren Bengihan, hesaplamalarda kullanılan sepetin yaklaşık 11 yıl geriden geldiğini savundu.

"Bugün markette özellikle gıda fiyatlarına baktığınızda artışın açıklanan oranın çok üzerinde olduğu görülüyor. Güncel olmayan bir enflasyon oranının bile en fazla sömürülen kesim için pazarlık konusu yapılması kabul edilemez" dedi.

Hükümeti daha önce de "emekçi düşmanı" olmakla eleştirdiklerini hatırlatan Bengihan, "Asgari ücretliye hayat pahalılığı oranını dahi çok görüyor. Şimdi yüzde 12,5'i tartıştırıyor" ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel'in işverenlere yönelik yeni teşvik paketini açıklamasını da değerlendiren Bengihan, desteğin çalışanlara verilmesi gerektiğini savundu.

"Keşke Sayın Başbakan en azından yüzde 16,95 oranında artış yapılacağını açıklasaydı. Memur da, işçi de, emekli de aynı hayat pahalılığı oranını alacak. Destek verilecekse çalışanlara verilmeliydi, işverenlere değil" diye konuştu.

Hükümetin asgari ücret politikasını işverenlerin talepleri doğrultusunda şekillendirdiğini öne süren Bengihan, özel sektör çalışanlarının ülkede en fazla mağdur edilen kesim olduğunu iddia etti.

"Bu bir lütuf değil, zorunluluktur"

Asgari ücrette en az resmi hayat pahalılığı oranında artış yapılmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Bengihan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Bu bir lütuf değil, zorunluluktur. Bu insani ve vicdani bir meseledir. Kurumlar ve makamlar geçicidir. Sizi vicdanınızla baş başa bırakıyorum."