Filo Denizciliğin şaşalı görüntüsü altında döküntü bir gemi olduğu acı bir olay ile meydana çıkan Filo Jet isimli hurdalığı Girne açıklarında battı. Hala deniz altındaki canlarımız aranıyor..
Bu noktada iki nokta oldukça önemli.. Birincisi batıkta sıkışıp kalan canlarımızı bir an önce sevenlerine ulaştırmak, ikincisi ile bu acı olaya neden olan kişilerin en ağır cezayla cezalandırılmasını sağlamak..
Bu iki olayın yanı sıra olayla ilgili yapılan provokasyonlara da kamuoyu olarak mutlaka dikkat etmeliyiz..
Canını kaybedenlerin yaslı ailelerinin ömür boyu unutmayacağı bu olayda “şanlı” olup hayatta kalan ancak o korku dolu anları nefes aldığı son güne kadar acı bir tebessümle anımsayacak yolcuları onlarca soru sorup bunlara yanıt bekliyor!
Gemi sahipleri, kaptanın diploması ve tecrübesi, Limanlar Dairesi yöneticilerinin sorumluluğu ve dairenin bağlı olduğu bakanlığın siyasi pozisyonundaki kişileri.. Elbette hepsi doğal zanlı ve tümünün soruşturulması, suçluların ortaya çıkarılması ve alabilecekleri en ağır cezaları alması için biz medya mensupları takipçiyiz.
Bu noktada elbette kamuoyu da bu davaların takipçisi olmak zorunda. Kamuoyu baskısı oldukça önemlidir, ve evet kesinlikle katılıyorum, Filo Jet olayının İsias Otel davasından hiçbir farkı yoktur. Ortada bir kaza değil, sorumsuzluklar zincirine dayalı cinayet olayı vardır!. Dolayısıyla tüm kamuoyu bu davanın takipçisi olmalıyız, her bir vatandaşa düşen görev budur.
İNSAN ÜSTÜ ÇABA VE TEKNOLOJİNİN ÖNEMİ
Ayrıca yaşanan bu acı olay ile birlikte arama kurtarma çalışmalarında Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü ve kabiliyetini de yaşayarak görüyoruz ve elbette ki şükrediyoruz, şükretmeliyiz!. 554 metre derinde bir batık ve buradan hemen hemen her gün insan üstü bir gayret ve teknolojik yeterlilikle çıkarılan cansız bedenler…
Türkiye Cumhuriyeti bugün bu kabiliyetteyse, teknolojiye yapılan yatırım sayesindedir.
Şimdi yeni bir teknik değerlendirme ile acaba bu gemiyi yer yüzüne çıkarabilir miyiz?” sorusuna uzmanlar yanıt arıyor!
Umarım böyle bir adım da atılır..
Türkiye kayıp insanımız için 800 personel 9 gemi, 11 hava aracı ile gece gündüz günlerdir çalışıyor. Buna yerli güçlerimiz de tam kapasite destek veriyor..
İki devlet de tüm gücünü ve birikimini bu noktaya kanalize etmiş durumda iken, siyaset gecesini gündüzünü kayıpların bulunması gündemiyle geçirirken, bazı kişilerin yaşadığı mağduriyeti “devlete düşmanca yaklaşım” şeklinde kullanması dikkatlerden kaçmıyor!.
Elbette bu durumu bazı basın yayın organlarının köpürtmeye çalıştığını da görüyoruz..
Oysa gerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerekse KKTC devleti mağdurların her türlü ihtiyaçları için seferber olmuş durumda..
Bu tip provakatif girişimler maalesef her zaman olur.. Devletin içine nüfuz etmiş, medyanın belli bir kesimini ele geçirmiş kötü niyetli insanlar ve onların yönlendirdiği bu tip işler olmuyor değil!. Kamuoyunun dikkat etmesi gereken konu bunlara prim verilmemesidir!..
Doğruluğu teyit edilmeden onlarca iddia ortaya atılıyor, insanımızın kafası karıştırılmak isteniyor.
Acı üzerinden siyaset yapılmaya çalışılıyor..
Yazıktır, yapmayın!..
İnsan üstü çaba ve acı üzerinden siyaset!
Aytuğ Türkkan
Yorumlar
