Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Basın ve Dijital İletişim Sekreteri Redif Ekinci, Kıbrıs’ın, büyük güçlerin hesaplaşma alanı olamayacağını kaydetti.

Ekinci, “Kıbrıs’ta alınan ve alınacak her stratejik karar, bu adada yaşayan halkların bilgisi, onayı ve iradesi olmadan meşru değildir. Güvenlik, halktan gizlenerek değil, halkla birlikte inşa edilir. Sessizlik, rıza değildir. Ve bu ada, başkalarının savaş senaryolarının deneme alanı değildir.” dedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, İsrail ile geliştirdiği askeri ve stratejik iş birliklerine ilişkin yazılı açıklama yapan Ekinci, söz konusu gelişmelerin Kıbrıs’ta yaşayan halklar adına ciddi kaygılar yarattığını belirtti.

Dünyada savaşan büyük güçlerin ortak özelliğinin, savaşları kendi topraklarında değil başkalarının ülkelerinde yürütmek olduğuna işaret eden Ekinci, iki büyük askeri gücün çıkarlarının kesiştiği bir noktada bulunan Kıbrıs’ın, bu çatışmaların yeni bir sahnesi hâline gelmeyeceğinin garantisi olup, olmadığının sorgulanması gerektiğini kaydetti.

“Geçmiş deneyimler, büyük güçler karşı karşıya geldiğinde bedelini, karar alanlar veya silah üretenlerin değil, o coğrafyada yaşayan sıradan insanların ödediğini gösterdi.” diyen Ekinci, adanın, yalnızca liderlerin, hükümetlerin ya da dış güçlerle kurulan ittifakların değil, adada yaşayan halkların olduğunu belirtti.

Kıbrıslı Rum toplumunun da kendi liderliğine, “alınan kararların halk adına mı yoksa halkın iradesi dışında mı” şekillendiğini sorma sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Ekinci, Kıbrıslı Rumlara, adanın geleceğini, başkalarının stratejik hesaplarına teslim etmemeleri çağrısında bulundu.

1960 Anayasası ve ilgili uluslararası anlaşmalar çerçevesinde Kıbrıs adasında yalnızca Birleşik Krallık, Yunanistan ve Türkiye’nin garantörlük statüsüne sahip olduğunu hatırlatan Ekinci, İsrail’in bu denklemin hiçbir yerinde hukuki bir yetkisinin bulunmadığını vurguladı. Ekinci, İsrail’in, Kıbrıs halkları adına güvenlik belirleme, askeri konumlanma ya da adanın geleceğini etkileyecek stratejik kararlar alma yetkisi olmadığını kaydetti.

AKEL’e de çağrı yapan Ekinci, adanın giderek yeni askeri blokların parçası hâline getirilmesine ilişkin sessizliğin “kabul edilemez” olduğunu ifade ederek, bunun yalnızca bir siyasi tercih değil aynı zamanda tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirtti.