100 yıldan uzun bir süredir dünya kadınlar günü kutlanıyor.
Yarın da kutlanacak.
Başlangıçta, gün için her ülkede geçerli sabit bir gün saptanmamış olsa da uzunca bir süredir 8 Mart üzerinde mutabık kalındı.
8 Mart artık dünya genelinde kadınların başarılarını kutlayan, cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılık konularında farkındalık yaratmanın simgesel günüdür.
Dünya Kadınlar Günü fikri, aslında işçi hareketlerinden ve sol ideolojiden doğduğu için, önceleri emekçi kadınlar günü olarak düşünülse de günümüzde tüm kadınları kapsamına aldı.
Hatta, KKTC'de olduğu gibi, iş dünyasının önde gelen girişimci kadınları 8 Mart etkinliklerinde de aktif rol almakta.
Aslında bu gün, kadın-erkek eşitliğinin hem dünyada hem de ülkemizde ne düzeyde olduğunu yeniden gözden geçirmek için yararlı bir vesile olarak da değerlendirilebilir.
Örneğin, çoğu verisi tartışmalı olsa da, KKTC İstatistik Kurumu'nun geçen gün yayımladığı bazı verilerden hareket ederek bu konudaki düzeyi görmek mümkün olabilir.
Cinsiyet eşitliğinin önemli araçlarından biri olan iş gücüne katılım oranına kısaca bakmak yararlı olacaktır.
Buna göre, ülkede istihdam oranı erkeklerde yüzde 60, kadınlarda yüzde 35 düzeyinde.
Üst kademe yöneticilerinde erkek oranı yüzme 64, kadın oranı yüzde 36.
Kadınların yüzde 85.3'ü ücretli, yüzde 5.6'sı işveren.
Sıralanan bu veriler ilk bakışta kadınlar aleyhine ciddi bir eşitsizlik olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, öğretmenlik mesleğinde kadın oranının erkeklerden fazla olması, bu olumsuzluklar karşısında iyimserlik yaratan ipucu sayılabilir.
Zaten Kıbrıs Türk toplumunun geleneksel iç yapısında kadınların karar alma mekanizmasında etkin bir rol aldığı da bilinmeyen bir sır değil.
Eğitim durumu ve ekonomik konumu ne olursa olsun, Kıbrıs Türk ailesinde kadının başat durumda olduğu, bireysel bazda erkekler tarafından dışarıya öyle gösterilmese de ,açık bir sır niteliğinde.
Özellikle dünya kız çocuklarının eğitimdeki dezavantajlı durumunun, okula gönderilmeme realitesinin KKTC'de geçerli olmadığını da not etmek gerekir.
Bütün bu olumlu ve olumsuz verileri, toplumları yöneten siyaset kurumuna da yansıtarak daha kapsamlı bir sonuca ulaşılabilir.
BBC'de paylaşılan Parlamentolar Arası Birlik Aralık 24 raporuna göre, dünyadaki meclislerin ortalama yüzde 27 'sini kadınlar oluşturuyor.
Kıtasal olarak bakıldığında bu oran, Amerika kıtasında yüzde 36, Avrupa'da yüzde 32 düzeyiyle en yüksekte.
Asya'da yüzde 22, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yüzde 17 ile en düşük oranda.
KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde ise bu oran şu anda yüzde 22.
Bu durumda KKTC parlamentosundaki kadın oranı dünya ortalaması olan yüzde 27'nin 5 puan gibi ciddi oranda altında, ancak Asya ülkeleri düzeyinde.
Toplumsal yaşamda etkin olan Kıbrıs Türk kadınının siyasal alanda aynı oranda etkin olmamasının nedenleri siyaset bilimciler, toplum bilimciler ve diğer uzmanların katılımıyla yapılacak bilimsel toplantı ve araştırmalarla incelenip arttırılması için eylem planları geliştirilebilir.
Ama muhtemeldir ki Kıbrıs Türk kadını, bugünkü acınacak siyaset kurumuna katılmayı kendilerine yakıştıramadıklarından siyasete uzak durmaktadır.
