Rum İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, 2004’ten bu yana Kıbrıslı Türklerle bağlantılı 5 bin 176 vatandaşlık işlemi sonuçlandırıldı.
ÖZEL HABER
Ancak, Güney’deki Rumca ve İngilizce medya kuruluşlarının rakamları aktarırken kullandığı ifadeler tepkiyle karşılandı. Haberlerde, vatandaşlıkların Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir “lütfu” (verildi-granted) gibi sunulması, Kıbrıslı Türklere yönelik bakış açılarını yeniden tartışma konusu yaptı.
Kıbrıs Rum basınında yayımlanan verilere göre 2004’ten bugüne Kıbrıslı Türklere 5 bin 176 Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı “verildi”. Haberlerde, sanki lütufmuş gibi “istisnai” olarak “imtiyazlı” vatandaşlık verildiğinin ima edilmesi, Kıbrıslı Türkler açısından tartışmalı bir anlam taşıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan Kıbrıslı Türklerin vatandaşlığının sonradan kazanılmış bir ayrıcalık değil; Cumhuriyet’in kuruluşundan kaynaklanan statülerinin bir sonucu olduğunu her fırsatta görmezlikten gelen Rum yetkililer ve Rum basınının bu konuyu sık sık istismar ettiği dikkati çekiyor.
Bilindiği gibi vatandaşlık sorunu; bir ebeveyni Kıbrıslı Türk diğer ebeveyni özellikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan karma evliliklerden doğan çocuklarda düğümleniyor.
Rum yönetimi bu dosyaların bir bölümünü Nüfus Yasası’nın 109(1) maddesi kapsamında Bakanlar Kurulu’nun onayına bağlıyor ve yabancı ebeveynin adaya giriş biçimi dahil çeşitli kriterleri dikkate alıyor.
Veriler, 2004-2007 döneminde 2 bin 972; 2007-2013 döneminde bin 806; 2014-2023 arasında sadece 67 ve Şubat 2024’te kriterlerin değiştirilmesinden sonra ise 331 vatandaşlık işleminin sonuçlandırıldığını gösteriyor.
Açıklamalarda kullanılan dili eleştiren siyasi çevreler; tartışmanın özünün rakamdan çok kullanılan kavramda yattığına işaret ederek, Rum yetkililerin; “Vatandaşlığın ‘verilen’ bir şey mi, yoksa Kıbrıslı ebeveynden doğanlara tanınması gereken ‘bir hak’ mı?” olduğu sorusuna cevap vermekten kaçındıklarını vurguluyor.






