Bundan üç yıl önce Kahramanmaraş merkezli depremde çok sayıda insanımız ölürken, özellikle şampiyon meleklerimiz olarak kalbimize gömdüğümüz genç evlatlarımızın da bunlar arasında olması yüreklerimizde onutulmaz acılara neden oldu.
Hepsi de hem akademik olarak çok başarılı hem de sportif yönü gelişmiş Mağusa Türk Maarif Koleji mensubu pırıl pırıl evlatlarımızı Adıyaman'dan enkaz altında çıkarmanın yarattığı toplumsal şok hiç de unutulacak gibi değil.
Toplumları toplum yapan tasada ve kıvançta ortaklaşılan duygular ve bunlardan geriye kalan düşünce birikimleridir.
Kıbrıs Türk halkı 1963-74 yılları arasındaki zor ve acı günlerini ortak duygudaşlık, ortak bilinç ve ortak mücadele ile atlattı.
6 Şubat 2023 tarihi bizim için buna benzer duygu, düşünce ve mücadele ruhunu yeniden canlandırdı.
Ailelerle birlikte bütün Kıbrıs Türk halkının bu duygu ve düşüncelerden hareketle vermiş olduğu adalet süreci henüz istenilen sonucu sağlamış değil.
Ama, daha yürünecek yol olmasına rağmen, halkın kararlılığının ilk günkü heyecan ve dayanışma ruhu ile devam etmesi, toplumsal ruhun varlığını göstermesi açısından önemlidir.
Bugün artık hepsi şampiyon meleklerimiz olarak kalbimizde yaşarken, başarıya ulaşacak adalet mücadelemiz onların ruhlarını da şad edecektir.
Ne var ki 6 Şubat 2023 gibi ruhumuza ve beynimize nakış gibi işlenen kötü günleri yeniden anarken şunu da hiç unutmamak gerekir.
Yaşanan deprem felaketi hem merkezi yönetim hem de yerel yönetim liderlerini, böylesi günler burada da yaşanmasın diye harekete geçirmelidir.
Çünkü deprem dirençli yerleşim yerleri oluşturmak onların başlıca görevleri arasındadır.
Özellikle kent belediye başkanları depreme karşı kapsamlı eylem planları hazırlayıp kamuoyuna duyurmak zorundadır.
Bunu yaparlarsa, bu toplumun hiç dinmeyecek acısına en azından bir teselli sağlamış olacaklardır.
