Birleşmiş Genel Sekreteri Guterres geçtiğimiz hafta Kıbrıs’a geldi ve gitti.
Ne getirdi ve ne götürdü.
Hiçbir şey getirmedi ama birçok kişinin umutlarını götürdü.
Şimdi bu umut meselesine biraz değinmek lazım.
Guterres kimsenin umutlarıyla oynamadı.
Gelirken hiçbir şey vaat etmedi.
Sadece “geliyorum” dedi, o kadar..!
Ama elbette bunun bile tek başına bir umut vaadi olduğunu kendisi de çok iyi bilmekteydi.
Ancak sessiz kaldı.
Tam anlamıyla da sessizce geldi ve yine gerldiği gibi sessizce gitti.
Bize de tartışması kaldı.
Ortada çok belirgin olmayan bir “5+1 Toplantısı” kaldı.
Eğer şartlar olgunlaşırsa burada bir araya geleceğiz.
Ve..?
Orası kesin değil.
Yani, 5+1 toplansa bile ne olacağını bilmiyoruz.
Bildiğini iddia edenler olabilir ama onlara katılmıyorum.
Çünkü bu aralar ne olacağını değil de ne olmayacağını konuşmaya başladık.
Federasyon için müzakere olmayacak diyenler ile iki devletli çözüm olmayacak diyenler arasında gidip gelmekteyiz.
İşte tam da bu nedenle yaklaşan seçim ortamlarında Kıbrıs konusunda sağlıklı ilerleme olmayacağını söylemekteyiz.
Her iki taraf için de...
Nayıs ayında onlarda seçim vardı, bitmesini bekledik.
Şimdi sıra bizde.
Aralık veya en geç ocak ayında bizdeki seçimler olacak.
O nedenle de Kıbrıs konusunu sağlıklı ele alma süreci olmayacak.
İç siyasetin ağırlığı konunun üzerinde olacak.
Ve zaten olmaya da başladı bile.
Bizim seçimlerin sonrasında 2027 yılında her iki tarafta da seçim olmayacak.
Konuyu ne şekilde ele alacağımız noktasında mutabık kalabilirsek 2027 içerisinde bir umut olabilir.
Ama işte orada da artık Guterres olmayacak.
Ocak ayından itibaren yeni bir genel sekreterimiz olacak.
Kıbrıs onun için kaçıncı sırada olur, 2027 içerisinde bir deneme yapmayı göze alır mı bilemem.
Guterres yapmıştı ve göreve gelir gelmez tarafları Crans Montana’da toplamıştı.
Sonrası hepimzin malumu.
Guterres yerine gelecek olan isme çok daha fazla başarısızlık hikayesi bıraktı.
Tek başına Crans Montana bile yeter ve artar.
Çünkü artık tarafların uzlaşmazlık maddeleri arasındaki yerini almış durumda.
Sonuç olarak, Kıbrıs meselesi her geçen yıl mevcut yapıda çözümü daha da zorlaşan bir durum haline gelmektedir.
Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs görevi çoktan sona ermiştir.
Artık deneme bile yapamaz hale gelmiştir.
Kıbrıs’ta tarafların BM veya başka bir örgüt olmadan bağımsız bir şekilde bir araya gelme zamanındayız.
Her iki taraf eğer gerçekten bir uzlaşı istiyorsa bunu aracısız yapmayı denemelidir.
Gerçek anlamda eşitlik işte o zaman sağlanacaktır.
Guterres Konusunda Gerçekçi Olmalıyız
Aziz Karaaziz
Yorumlar
