Her ne kadar devleti yönetenler inanmasa ve sadece işlerine geldiği zaman vatan, millet, Sakarya ve devlet edebiyatı yapsalar da hepimiz hukukun üstünlüğüne ve devletin kurumsal ilkelerine riayet etmemiz gerekiyor.

Hiç kuşkusuz bugün mevcut hükümetin duvara tozlamasının ve halk iradesine meydan okumasının temel nedeni devamlı borçlanma ile sürdürülemeyeceği anlaşılan kronik bütçe açığıdır. Bu açığın temel kaynağı ise cari giderler olduğu için kaçınılmaz olarak kamu maaşları ve sendikal direniş gündemin başat tartışma konusu haline gelmiştir.

Bütçe açığının yarattığı kaos karşısında kifayetsizliğini bir nevi dellal eden koalisyonun baş aktörleri hastalık için Küba’dan şifa talep eder gibi maalesef muhalefetten reçete dilenir duruma düşmüştür.

Gönül ister ki, ağzından KKTC’yi düşürmeyenler zarıncamaktan vazgeçip devlete yakışır şekilde bütçe açığı için reforma gitme kararlılığı gösterebilsin.

Modern devlet olduğumuzu iddia ediyorsak, bütçe açığı için bütçe reformuna ivedilik vermeliyiz.

Kimse kusura bakmasın ama mevcut kabinenin her üyesi bütçe kavramı ve yönetimi konusunda ahkam kesmek için gerekli donanıma mücehhez değildir.

Siyaset kurumunun idraki ve ikrarı açıdan fevkalade önemli olduğundan şu hususu hatırlatmakta yarar vardır: “ Devlet Bütçesi kavramı için uzmanlık alanı Kamu Maliyesidir.

Kamu maliyesi iktisat biliminin temel alt dallarından biri ve aynı zamanda ekonomi ile yakından ilişkili ayrı bir disiplindir. Kamu maliyesi, devletin veya kamu tüzel kişilerinin (belediyeler vb.) ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini (vergi vb.), harcamalarını ve bütçe politikalarını inceleyen bir alandır.

Demek oluyor ki; ülkemizde en önemli sorun haline gelen bütçe disiplini için reform ve eylem planını hazırlamak üzere kamu maliyesi uzmanları behemehal bir araya getirilmelidir.

Bütçe reformu kaçınılmaz olarak, kayıt dışı ekonomi, yolsuzlukları önleme eylem planı, kamu reformu gibi alanları da kapsayacağından interdisipliner bir karakter taşımalıdır. Dolayısıyla, bütçe reformu hazırlık aşamasında kamu maliyesi yanında İktisat, hukuk, siyaset bilimi, kamu yönetimi, murakabe ve sosyoloji gibi alanlarda da uzmanlar gereklidir.

Hukuk devleti kapsamında ise bütçe reformuna başlangıç Türkiye örneğinde olduğu gibi; Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) bünyesinde oluşturulacak ihtisas komisyonları vasıtasıyla yapılabilir.

Hazırlanan ihtisas komisyonu raporlarını bütçe reformu eylem planına dönüştürmek için yine DPÖ bünyesinde çağrılacak Ekonomik ve Sosyal Konsey’de tüm paydaşların aktif katılımı ve desteği aranmalıdır.

Sonuç olarak; mevcut hükümetin kâbusu haline gelen bütçe açığına çözüm bulmak elbette mümkündür. Mamafih bunun için kamu yararı ve meşru zeminden kopmadan aklın ve bilimin rehberliğine itibar etmesi gereken bugünün siyasi iktidarının zihinsel dönüşümü zaruridir.