Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Genç TV’de “Er Meydanı” programında Kıbrıs sorununa ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in gündeme getirdiği Maraş ve Mağusa Limanı formülünü değerlendiren Erhürman, kendisine yazılı olarak 19 maddelik bir paket sunulmadığını belirterek önerinin mevcut haliyle kabul edilebilir olmadığını söyledi.
New York’ta gerçekleştirilen üçlü görüşmeye neden katılmadığına da açıklık getiren Erhürman, sonuç üretmeyen müzakere süreçlerine karşı olduğunu vurguladı. Erhürman, “Müzakere olsun diye müzakere yapmam. Sizi bu masada on sene daha süründürmem” ifadelerini kullandı.
“Mağusa Limanı açık, sorun doğrudan ticaret yapılamaması”
Rum lider Hristodulidis’in gündeme getirdiği önerinin, Maraş’ın Birleşmiş Milletler (BM) yönetimine devredilmesi ve Mağusa Limanı’nın Avrupa Birliği (AB) kontrolünde doğrudan ticarete açılması esasına dayandığını belirten Erhürman, bu formülün Kıbrıs Türk tarafının beklentilerini karşılamadığını ifade etti.
Mağusa Limanı’nın zaten açık olduğunu kaydeden Erhürman, temel sorunun limanın kapalı olması değil, Avrupa Birliği ile doğrudan ticaret yapılamaması olduğunu dile getirdi.
Erhürman, Hristodulidis’e doğrudan ticaret tüzüğünün yürürlüğe konulup konulmayacağını sorduğunu ve bu yönde olumsuz yanıt aldığını aktardı. Önerinin, doğrudan ticaret tüzüğünün uygulanması yerine, limanın AB kontrolünde olması üzerinden ticaretin başlatılmasını öngördüğünü belirten Erhürman, şu ifadeleri kullandı:
“Doğrudan ticaret tüzüğünün yürürlüğe girmesi mi bu? Hayır, tüzüğün yürürlüğe girmesi değil. Ama AB kontrolünde olduğu için doğrudan ticaretin başlaması.”
“Bunlar dengeli öneriler mi?”
Maraş’ın BM yönetimine devredilmesinin Mağusa Limanı üzerinden ticaretin başlatılmasıyla ilişkilendirilmesini eleştiren Erhürman, önerinin taraflar arasında dengeli bir yaklaşım ortaya koymadığını savundu.
Erhürman, “Maraş’ı niye BM idaresine vermenin karşılığı haline geliyor bu? Bunlar dengeli şeyler mi?” sözleriyle öneriye yönelik itirazını dile getirdi.
Söz konusu formülün yeni olmadığını da vurgulayan Erhürman, benzer bir önerinin 2006 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın görev süresinde gündeme geldiğini hatırlattı.
Erhürman, aradan yaklaşık 20 yıl geçmesine rağmen aynı formülün yeniden gündeme taşındığına dikkat çekerek, “Bu formül 2006 yılında Sayın Talat’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde sunulmuş bir formül. Yani 20 sene geçti üstünden; 20 sene sonra yeni bir formül diye getirildi” dedi.
“Müzakere yapmak için müzakere etmem”
New York’taki üçlü görüşmeye katılmama gerekçesini de değerlendiren Erhürman, Kıbrıs sorununa yönelik temasların yalnızca görüşme yapılmış olması için sürdürülmesine karşı olduğunu belirtti. Müzakere süreçlerinin somut sonuç üretmesi gerektiğine işaret eden Erhürman, tarafların yıllarca sonuçsuz görüşmelerle zaman kaybetmesini istemediğini ifade etti.
Hristodulidis’in gündeme getirdiği Maraş-Mağusa Limanı önerisine ilişkin tutumunu net biçimde ortaya koyan Erhürman, söz konusu düzenlemenin kendisi açısından kabul edilebilir olmadığını yineledi.
Erhürman, 2006 yılında Mehmet Ali Talat döneminde de gündeme gelen formülün o dönemde reddedildiğini ve ret gerekçelerinin açıklandığını hatırlatarak, önerinin yeniden sunulmasının mevcut itirazları ortadan kaldırmadığını belirtti.






