Çıkarlar ters düştüğünde ve beklentiler giderilmediğinde, çekip gitme kararı; kolay mı, son çare mi yoksa yapacak bir şeyler var mı?
Aslında aşık olmak isteriz, hatta buna hazır olarak duygu kapımızı aralarız. Doğru kişi ile yaşanacak sevdanın bizdeki iyiyi ortaya çıkaracağını da biliriz.
Gerçekte, bütün ilişkilerimiz yaşamsal önem taşırlar. Dostlar arkadaşlar hoş vakit geçirmekten çok daha fazlasıdır. Aile de öyle.
Aşk ise, sadece duygusal yaşamdaki bir heyecan olmasının ötesinde, yaşamsal enerjimize, sevilir ve seven olduğumuza, yalnız olmadığımıza ve aidiyet dediğimiz bütünün eksik parçasının tamamlandığına işaret eder.
Buna rağmen, aşk bitebilir. Yalnızlık başlarken, coşkuyu, özel hissetmeyi, birlikte olmanın biricikliğini alıp götürebilir.
Üstelik bunları yaşarken de "bu aşk bitti, yola devam" denilebilir. Kolayca veya zorlanarak.
Aşkın bitebileceği, duyguların geçici olduğu konusunda pek çok insan, geçmiş deneyimlerinden ve bulundukları noktadaki partner ilişkileri ile ilgili görüş ve gözlemlerinden yola çıkarak çabucak karar verirler: Aşk, geçici bir duygudur. Bunu unutma ve gelecekteki partnerini ona göre seç…
Oysaki tatlı başlangıçların ardından, aşk emek ister. Çünkü sadece bir duygu değildir. Yaşamın sürebilmesi ile ilgili güçlü bir güdüleyicidir.
En karanlık noktayı aydınlatabilen, zorluklar ile mücadeleyi kolaylaştırabilen ve sadece bir duygu olmakla kalmayıp yaşamsal enerjiyi üreten aşkın bekledikleri vardır. Aşkın, başladığı gibi süreceğini sanmak; ne kadar da büyük bir saflık.
Gerçekte, bize muhteşem bir açılış yapan aşk; devam etmek için emek ister. Aşkın devamını istiyorsak çabalamamız gerekir. Bal günler bittiğinde, yerine koyacak bağlayıcı ve çekici ayrıntıların, ilişkiyi güçlendireceğini, bağlılığı artıracağını biliriz. Ama bunun olması için, heyecan verici, tutku dolu ilk evreden sonra çiftin her bir eşinin çaba göstermeyi istemesi şarttır. Bu noktada çekip gitmek veya ilk duyguları yaşayacağı yeni bir aşka kısa rotalı yelken açmak da kişilerin tercihinde olabilir.
Yani, karar, aşkı yaşayanlarındır. Tamam mı, devam mı?
Her ilişki, bal günlerinin ardından, böyle bir sınavdan geçer ve duyguların yol göstericiliği ilişkinin kaderini belirler.
İlişkilerimiz için emek harcamaktan vazgeçmek diye bir seçenek her zaman vardır ama çok idareli kullanılmalıdır. Özellikle yaşam boyu sürmesini beklediğimiz zaman karşılıklı olarak gayret etmek, ilişki dinamiklerini aktif tutmak ve ilişkinin her anında sevilen kişiyi anlamak önemlidir.
Geleceğe beraber yürüme kararının içinde, olduğu gibi kabul etmek de vardır. Kimseyi değiştiremeyeceğimizi anlamalı ve bizi değiştirmeye yönelik davranışsal, duygusal baskıları ayırt edebilmeliyiz.
Olduğumuz gibi kabul görmeye, anlaşıldığımızı ve değerli olduğumuzu bilmeye gereksinim duyarız. Kusurlarımız olacaktır elbette ama bu kusurlarımızla anılmamıza ve değerlendirilmemize yol açmamalıdır. İlişkiye, sevilene duyduğumuz güven ve bağlılık; böyle bir yaklaşımdan zarar görür.
Elbette, ilişkiye devam etme kararının ardında, çiftin eşit ve eşdeğer olduğunu da unutmamak gerek. Gündelik yaşamın akışı içinde, görev ve sorumluluklar devreye girdiğinde, çift, ortak yaşamın getirdiği karşılıklı sorumluluk ve görevleri ilişkilerinin koşullarını dikkate alarak kurabilmelidir ve paylaşabilmelidir.
Birbirimizin aynısı değiliz ve ilişkiler farklı kişiler arasında kurulur. Zaten, olaylara, durumlara, beklentilere yönelik farklılıklarımızın nedeni budur ve elbette ki doğaldır. İlişkiler, sorun çözebildikleri sürece ilerleyebilirler. Birlikteliklerin kara günleri ve zor sınav dönemleri vardır. Bunları fark etmek ve gerekeni yapmaya odaklanmak, geleceğe yürümeyi kolaylaştırır.
Sorun çözümünde de, dikkate alınması gereken ayrıntılar vardır. İlişkiler, dikensiz gül bahçeleri içinde yapılan hoş gezintilere benzemez. Sorunu görmezden gelmek, kişileri çıkmaza sürükler. Çiftin bir eşi için her şey yolunda ise ve diğeri için diz boyu sorunlar varsa, ilişki tıkanmış, ilerleyemiyor demektir.
Veremeyeceğiniz bir şeyleri bekleyemezsiniz. Sevdiğiniz açısından da soruna bakmayı başarmalısınız. Karşılıklı.
Devam kararı zorlu ama doyurucu bir yolculuğun başlangıcıdır. Yeter ki, ilişkinin gereksinimlerini, tıkanıklıklarını görebilmeyi başaralım.
