Hani çok bildik bir anket sorusu vardır ya, “ıssız bir adaya düşseniz yanınıza neleri almak isterdiniz” şeklinde.
Önce sizi çok zor bir durumdaymış gibi gösteren sonrasında da bu çok zor durumdayken neleri tercih edeceğinizi kısıtlı seçeneklerle sorgulayan.
Bu sorunun temel maksadı zor durumlardan nasıl kurtulacağımızı sorgulamak değil hayatımızı sürdürebilmek adına vazgeçilmez olarak ilk üç sırada neleri gördüğümüzü öğrenmektir.
Zaman ilerledikçe de bu soruya verilen yanıtlar değişmektedir.
Teknoloji bu sorunun yanıtlarını etkileyen en temel etkendir.
Mesela bundan 50 yıl önce yiyecek ve içecek ile kısıtlı kalan ve bu iki maddenin yanına belki bir de en sevdiğimiz kişiyi eklediğimiz yanıtlarımız zaman içerisinde jeneratör, su artıma cihazı ve uydu telefonu gibi farklı nesneler ile yer değiştirmiştir.
Gelelim yazımızın başlığına.
Evet, seçim, seçmek ve seçilmek.
Siyasi anlamda yaşanan seçme olayında da kriterler son 50 yıl içerisinde başkalaşıma girmiştir.
Önceleri bildik ve tanıdık isimlere yönelen seçme tercihlerimiz sonradan siyasi görüşlerimiz ile değişmiş, şimdilerde ise tamamen bambaşka bir şekil almıştır.
Ancak bu noktada tüm seçimlerin kriterlerinin aynı olduğunu söyleyemeyiz.
Çok büyük yanlış olur.
Mesela Cumhurbaşkanı seçiminde tercih kriterlerinin neler olduğunu yakın geçmişte gördük.
Şimdi önümüzde iki farklı seçim var.
İkisi de çok yakın zamanlarda.
Hatta o kadar yakınlar ki birbirlerinden ayıramayanlar da var.
Birlikte olsun istiyorlar.
Olur ya da olmaz başka bir mesele.
Ama bir nokta var ki halkın iki seçime de bakış açısı çok farklı.
Birisini kendi adına siyasi hesaplaşma olarak gören o kadar çok insan var ki.
Elbette ki genel seçimlerden bahsetmekteyim.
Bu seçimde yaşadıklarının veya yaşayamadıklarının hesabını sormaya hazırlanan çok fazla kişi mevcut.
Öte yandan yerel seçimde ise işler çok farklı.
Ülkemizde gerçekten başarılı belediye başkanlarının sayısı azımsanmayacak kadar.
Çok güzel bir şekilde de örnek olmaktalar.
İşte bu noktayı gören seçmenler arasında kendi beldesinde de aynı performansı göstereceğine inandığı kişilerin görevde olmasını isteyenler çoğunlukla.
Bu noktada iş tamamen performansa endekslenmiş durumda.
Bu güzel bir durum.
Ama diğerinde ise tablo vahim.
İki seçim arasındaki fark korkunç.
Seçmen bir tanesine güzeli koruma veya güzeli yakalama şansı olarak bakarken diğerine ise hesap sorma fırsatı gözüyle bakmakta.
Bu da her iki seçimden en fazla hangisinin sabırsızlıkla beklendiğini bize göstermekte.
Yani başlıktaki soruya büyük bir çoğunluk kesinlikle “genel seçim” şeklinde cevap verecektir.
Halk sabırsızlıkla bekliyor…
Siz Olsaydınız Hangi Seçimi Seçerdiniz..?
Aziz Karaaziz
Yorumlar
