Yeniden Doğuş Partisi Genel Sekreteri Erşah Sabit Yılmaz, BRT’de Aziz Karaaziz’in hazırlayıp sunduğu “Manşet Artı” programına konuk olarak seçim süreci, aday kadrosu, YDP’nin toplumsal temsiliyeti ve yeni dönem hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Yılmaz, YDP’nin 6 ilçede 50 milletvekili adayı ve 18 bölgede 226 belediye meclis üyesi adayıyla seçimlere hazırlandığını belirterek, adaylık sürecinde yalnızca seçilmek isteyenlerin değil, partiye olan yönünü ve desteğini açık biçimde ortaya koymak isteyen çok sayıda kamu görevlisi ve bürokratın da başvuru yaptığını söyledi.
Bu noktada Oktay Erdem’i örnek gösteren Yılmaz, “Kamu görevlisi olmasına ve Girne’den adaylık sürecinde parti meclisi çalışmalarına aktif şekilde katılamamasına rağmen, ‘Ben aday olmak için değil, bu partide yönümün ve tavrımın herkes tarafından bilinmesi için başvurdum’ dedi. Kazanmak için değil, yalnızca burada olduğunu ve tarafını göstermek için aday adayı olan bürokratlarımız oldu. Bu bizi motive eden çok önemli bir göstergedir” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, aday listesinde yer almayan bürokratların ve kamu görevlilerinin de parti içerisinde değer görmeye devam edeceğini belirterek, bu isimlerin seçim sürecinde ilçe ve merkez seçim komitelerinde aktif görev aldıklarını kaydetti.
Yeni dönemde milletvekilleri ile yürütme görevlerinin birbirinden ayrılmasını savunduklarını belirten Yılmaz, Genel Başkan Erhan Arıklı’nın milletvekillerinin yasama görevine yoğunlaşması, bakanlıklarda ise gerektiğinde dışarıdan liyakatli ve teknokrat isimlerin görevlendirilmesi yönündeki yaklaşımını hatırlattı.
YDP’nin hangi kesimlere hitap ettiği yönündeki soruya da yanıt veren Yılmaz, partinin hiçbir yurttaşı dil, din, köken veya geçmiş üzerinden ayırmadığını vurguladı.
“Asgari ücretlinin, özel sektör çalışanının, üreticinin, hayvancının, emeklinin ve geleceğinden kaygı duyan gencin yanındayız. Devlet imkanlarından ve yerel yönetim hizmetlerinden eşit ve adaletli şekilde yararlanamayan herkesin temsilcisiyiz” dedi.
Yılmaz ayrıca YDP’nin yalnızca belirli bir kökenin partisi olduğu yönündeki söylemlere karşı, “Biz Türkiye’lilerin de partisiyiz; biz Kıbrıs’ın partisiyiz” ifadelerini kullandı.






