6 Aralık seçimlerine geri sayım sürerken adaylar da artık netleşti. CTP, UBP, DP, YDP, TDP, HP ve Bağımsızlık Yolu adaylarını açıkladı. Tüm adaylara yazımızın başında başarılar dileyelim ve gelelim işin siyaset kısmına..

CTP ve UBP yarışı önde götüren partiler.. Bu görüş tüm siyasi partiler arasında da kabul görüyor. CTP’ye göre açık ara farkla onlar önde hatta tek başına iktidara gelecekler şeklinde bir görüş ortaya koyarken, UBP’lilere göre ise geriden gelip öne geçme noktasındalar ve 6 Aralık’ta birinci parti hatta bazılarına göre tek başına iktidar olacak şekilde seçimi bitirecekler!.

Tek başına iktidar söylemleri ne derece gerçekleşir bilemiyoruz ancak bir koalisyon hükümeti ihtimalinin de yüksek olduğu görülüyor.

Durum bu şekildeyken geriye kimine göre kilit, kimine göre anahtar parti olma yarışı kalıyor.. Ve kilit ya da anahtar olabilmek için kuşkusuz ki bu iki büyük partinin ardından seçimi 3’üncü parti bitirmek gerekiyor.

İşte o zaman da olası bir koalisyonda 3’üncü parti ‘küçük ortak’ olarak yer alacağı için “bize oy verirseniz hükümetin ortağı olacağız” mesajı verilmek isteniyor.
Tam da bu noktada Bağımsızlık Yolu hariç geriye kalan tüm partilerin temsilcileri katıldıkları yayınlarda ya da ziyaretlerindeki konuşmalarında “Üçüncü parti biziz” diyerek kilit ya da anahtar olduklarını anlatmaya çalışıyorlar.

Bağımsızlık Yolu’nun seçimi kazanma gibi çabası yok, onlar kendi uç düşüncelerini seçim döneminde seslendirip uzun soluklu mücadelelerinde topluma seslerini duyurma gailesindeler..

YKP ve BKP gibi (toplumdan destek görmeyeceklerini bildikleri için) seçimden kaçmadıkları için BY yöneticilerine saygı duyan kesimdeyim..
Propaganda dönemi içerisinde çok sayıda “3’üncü parti biziz” içerikli çok sayıda anket göreceğiz. Şimdiden söyleyeyim; bir çoğu atmasyon anketler olacak. Artık bunlara inanan var mı bilmiyorum ama hala bu yöntem revaçta!

İlk kez bu seçimde seçmende bir karalılık olduğunu görüyorum. Geçmişte bu dönemlerde kararsız oyları yüksek olur son dönemde de bu oylar erimeye başlardı anacak bence bu kez seçmen kararlı.

Yani “spor salonu yapacağım, maaş bağlayacağım, hesap soracağım” gibi klişe seçim sözleri bence seçmenin tavrını değiştirmeyecek.

Değişime gereksinim duyan seçmen CTP saflarında yer alacak gibi görülüyor.

Değişim isteyip CTP’nin bunu başaramayacağını düşünen kesim de TDP’ye yönelecektir.

“Hükümet olanaklarını kaybetmeyelim” diyen UBP’liler kendi hesaplaşmalarını kendi içlerinde liste tercihleri ile gösterecek ama parti disiplini çerçevesinde mühürlerini güneşe vurmaya devam edecektir.

Ancak gerçekten mevcut UBP yönetimine öfkeli olan UBP tabanın bir kısmı da HP, DP ya da YDP’ye yönelebilir..

Oranlar ne olur bilinmez ama karma oyun kalkması ile artık tahmin yapmak daha zor bir hal aldı..

Karma oyun kalkmasının küçük partiler açısından dezavantaj yarattığını düşünen kısımdayım. O nedenle bugün “3’üncü parti biziz” diyen YDP, HP, DP ve TDP’den en az ikisinin barajı geçemeyeceğini öngörüyorum.

Bu seçimde Meclis’in 4 partili şekilleneceği tahmininde bulunurken, küçük partilerin oy oranlarının düşük kalması durumunda tek başına iktidarın da matematiksel olarak yüksek olduğunu düşünenlerdenim..

Bakalım; çok bir zaman kalmadı.. 6 Aralık karne günü.. Kim geçecek, kim kalacak, kim takdir ve teşekkür alacak hep beraber göreceğiz.