Cumhurbaşkanının tavrı merakla beklenen DAÜ VYK ataması konusunda geçen hafta nihai nokta kondu.

Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, Erhürman’ın, Bakanlar Kurulu’nun önerisi üzerine söz konusu görevden alma ve atamaları yaptığı bildirildi. Buna göre, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Erdal Özcenk görevden alınarak, başkanlığa Şemi Bora atandı. Başbakanlık, Cumhurbaşkanı’na ilettiği talep yazısında, görevden almalar için “DAÜ’nün ekonomik sıkıntılarına önlem alınmasında yeterli tedbir alınmadığı” gerekçesini sunmuştu.

Hatırlanacağı gibi; 2025 Aralık sonu itibariyle başlayan süreçte Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulunun önerdiği ve empoze etmeye çalıştığı başkan ve üyeleri gerekçeler ortaya koyarak reddetmişti. Şöyle ki, Cumhurbaşkanının atamayı reddettiği aşağıdaki üç temel gerekçe bulunmaktaydı:

1. DAÜ VYK Başkan ve üyelerinin atama yetkisi Cumhurbaşkanında olup, Bakanlar Kurulu tarafından önerilecek üyelerle ilgili Cumhurbaşkanı ile istişare edilmesi gerekmektedir.

2. 18/1986 sayılı Doğu Akdeniz Üniversitesi Kuruluş Yasası uyarınca; Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkan ve üyelerinin görevleri, atanma koşullarına uygun olarak, yazılı gerekçe gösterilmek kaydıyla herhangi bir zamanda sona erdirebilir ( md. 5.3).

3. Bahse konu yasaya göre; Vakıf Yöneticiler Kurulu üyeleri, eğitim-öğretim alanlarında, kurumların yönetim ve denetiminde, insan kaynaklarının veya yatırımlarının planlanmasında, hizmet içi eğitimde veya sanayide işgücü standartları ve değerlendirmesi alanlarında başarı ile çalışarak deneyim kazanmış ve/veya bu alanlarda travay, tez ve raporlar hazırlamış başarılı kişiler arasından seçilir ( md. 6.1).

25 Aralık 2025 tarihli açıklamasında Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman: DAÜ VYK atamaları bir an önce, yasaya uygun yapılmalı uyarısında bulunurken liyakat unsuruna açıklık getiren Yasa’nın 6’ncı maddesine atıfla, kurul üyelerinin eğitim-öğretim, kurum yönetimi ve denetimi, insan kaynakları, yatırım planlaması gibi alanlarda deneyimli kişiler arasından seçilmesi gerektiği vurgusunu yapmıştı.

Mealen DAÜ VYK üyelerini atamada münhasıran yetkili makam olarak muğlak gerekçeyle ve liyakat hususunda ikna edici somut olguları tevsik etmeden önerilen her üyeyi geçmiş dönemde olduğu gibi gözü kapalı onaylayan noter pozisyonunda olmayacağını iddia eden Cumhurbaşkanı, her nedense değişmeyen gerekçe ile aynı üyeleri geçtiğimiz hafta onayladı.

Eskilerin tabiriyle ‘Hatice’ye değil neticeye bakıldığında’, liyakatleri kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam eden mevcut üyeleri atama durumda kalan Erhürman’ın bir önceki Cumhurbaşkanı Tatar’dan farkı moda tabirle nüanstan mı ibarettir?