Türkiye’nin sera gazı emisyonları 2025’te bir önceki yıla göre 24,38 milyon ton karbondioksit eşdeğeri arttı. Avrupa Komisyonu’nun EDGAR verilerine göre Türkiye, emisyon artışında G20 ülkeleri arasında ABD’nin ardından ikinci sırada yer aldı. UNEP’in yeni raporu ise Türkiye’nin 2035 iklim hedefinin yeterince iddialı olmadığına dikkat çekti.
EDGAR verilerine göre Türkiye’nin sera gazı emisyonları 2024’te 586,40 milyon tonken 2025’te 610,78 milyon tona yükseldi. Böylece yıllık artış yüzde 4,2 oldu. ABD 131,47 milyon tonluk artışla ilk sırada yer alırken Endonezya, Kanada, Suudi Arabistan ve Çin de emisyonlarını artıran ülkeler arasında bulundu.
Türkiye’nin iklim hedefi neden eleştiriliyor?
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) 21 Ekim’de yayımladığı Emisyon Açığı Raporu 2026’ya göre Türkiye’nin mevcut politikalarla 2035’te ulaşması beklenen emisyon seviyesi, açıkladığı hedefin yaklaşık yüzde 20 altında kalıyor.
Türkiye, 2035 yılı için emisyonlarını 643 milyon ton karbondioksit eşdeğeriyle sınırlandırmayı taahhüt etti. Hükümet, bu hedefin 1 milyar 109 milyon tonluk referans senaryoya göre 466 milyon ton azaltım anlamına geldiğini açıklamıştı. Ancak bu hesaplama, mevcut emisyon düzeyine değil, ek önlemlerin alınmadığı varsayımsal bir senaryoya dayanıyor.
UNEP’e göre hedefin mevcut politikalarla zaten karşılanabilecek olması, Türkiye’nin daha iddialı emisyon azaltım politikalarına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
COP31 öncesi fosil yakıtlardan çıkış çağrısı
İstanbul Politikalar Merkezi’nden Dr. Ümit Şahin, Türkiye’nin kömür kullanımında ısrar etmesini iklim hedeflerinin yetersizliğinin temel nedenlerinden biri olarak değerlendiriyor. Şahin, kömürden kademeli çıkış kararı alınması ve Ulusal Katkı Beyanı’na mutlak emisyon azaltım hedefi eklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye’den Özlem Katısöz ise yeni kömürlü termik santral projelerinin durdurulması, kömüre bağımlı bölgeleri kapsayan adil geçiş politikalarının geliştirilmesi ve gelişmekte olan ülkeler için iklim finansmanının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Küresel sıcaklık artışı 1,5 dereceyi aşabilir
UNEP, yetersiz emisyon azaltımları nedeniyle küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme göre uzun dönemli ortalamalarda 1,5 dereceyi aşmasının artık kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor. Ancak hızlı ve kapsamlı önlemlerle aşımın boyutunun ve süresinin sınırlandırılabileceği belirtiliyor.
Rapora göre emisyonların 2025 seviyelerine kıyasla 2030’a kadar yüzde 18, 2035’e kadar yüzde 45 ve 2040’a kadar yüzde 69 azaltılması gerekiyor. Mevcut politikaların sürmesi halinde küresel sıcaklık artışının 2100’e kadar 2,8 dereceye ulaşabileceği öngörülüyor.
UNEP ayrıca kömürden elektrik üretiminin 2035’e kadar en az yüzde 75 azaltılmasını ve 2040’a kadar küresel ölçekte fiilen sona erdirilmesini öngören senaryoya dikkat çekiyor.
Küresel sera gazı emisyonları 2025’te 58,4 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaştı. G20 ülkeleri, Afrika Birliği hariç tutulduğunda küresel emisyonların yüzde 76’sından sorumlu oldu.
Türkiye’nin emisyon artışı ve 2035 hedefinin yetersizliğine yönelik eleştiriler, Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde iklim politikalarının somut adımlarla güçlendirilmesi gerekliliğini yeniden gündeme taşıyor.






