Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisinde yakınlarını kaybeden aileler, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Başvuruda, Türkiye ve Kıbrıs’ın kuzeyindeki şirketlerin yöneticileri, ortakları ve geminin bakım ve denetim süreçlerinde görev alan kişilerin olası cezai sorumluluklarının araştırılması istendi. Facianın üzerinden 66 gün geçmesine rağmen 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu’ndan hâlâ haber alınamazken, Özgür Gönül’ün naaşına ilişkin kimlik şüphelerinin giderilmesi için Tarsus’ta mezarın açılacağı bildirildi.
30 Ağustos 2026’da Girne’den Taşucu’na gitmek üzere denize açılan ve kısa süre sonra batan Filo Jet yolcu gemisindeki facianın ardından ailelerin adalet arayışı Türkiye’ye taşındı.
Yakınlarını kaybeden aileler ve kazazedeler, 4 Kasım Çarşamba günü Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden Mersin’e gelen aileler, Akdeniz ilçesindeki Özgür Çocuk Parkı’nda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamanın ardından avukatlarıyla birlikte Mersin Adliyesi’ne giderek suç duyurusu dilekçesini teslim etti.
Aileler, facianın yalnızca gemideki kaptan ve mürettebatın sorumluluğu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şirket yönetimlerinden bakım ve onarım süreçlerine, teknik denetimlerden sefere çıkış kararlarına kadar uzanan bütün aşamaların soruşturulmasını talep etti.
BEŞ ŞİRKET YETKİLİSİNİN SORUMLULUĞU ARAŞTIRILSIN
Ailelerin avukatı Berkan Aydoğan, suç duyurusunda Türkiye ve Kıbrıs’ın kuzeyinde faaliyet gösteren iki şirketin yönetim, temsil ve ortaklık ilişkilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesini istediklerini açıkladı.
Aydoğan’ın verdiği bilgiye göre başvuruda, olay tarihindeki görev ve yetkileri bakımından beş ismin sorumluluğunun araştırılması talep edildi.
Dilekçede adı geçen isimler ve bağlantıları şöyle sıralandı:
Saim İlkılıç: Türkiye’deki Filo Gemi Acentalığı Lojistik ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi’ndeki yöneticilik ve temsil görevleri ile KKTC Filo Denizcilik şirketindeki hissedarlık ilişkisi.
Ahmet Dönüş: Türkiye’deki şirketin merkez yönetimi ve müdürler kurulu kapsamındaki görev ve yetkileri.
Mehmet Can Dönüş: KKTC Filo Denizcilik şirketindeki hissedarlık ilişkisi.
Ali Özdülger: KKTC şirketindeki direktörlük ve hissedarlık görevleri.
Süleyman Dilek: KKTC şirketindeki sekreterlik ve hissedarlık görevleri.
Başvurunun yalnızca bu beş isimle sınırlı olmadığına dikkat çeken Aydoğan, diğer şirket ortakları, müdürler, fiilî karar vericiler, kaptan ve mürettebatın yanı sıra klas ve sörvey işlemlerinde görev alan kişiler ile liman yetkililerinin de olası sorumluluklarının incelenmesini istediklerini belirtti.
Aydoğan, suç duyurusunda adı geçen kişilerin peşinen suçlu ilan edilmediğini, her birinin olay öncesindeki ve olay sırasındaki somut eylem ve ihmallerinin araştırılmasının talep edildiğini vurguladı.
SORUŞTURMA GEMİNİN BATTIĞI ANLA SINIRLI KALMAMALI
Ailelerin temel taleplerinden biri, soruşturmanın yalnızca geminin battığı an ve sonrasında yaşananlarla sınırlandırılmaması.
Avukat Berkan Aydoğan, geminin sefere çıkarılmasına kadar uzanan karar mekanizmalarının, bakım süreçlerinin ve teknik denetimlerin de soruşturmanın merkezinde yer alması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda bakım ve onarım kararlarını kimin verdiği, gemide tespit edilen teknik sorunların hangi yetkililere bildirildiği, olası güvenlik eksikliklerinin kimler tarafından bilindiği ve gerekli önlemlerin neden alınıp alınmadığının belirlenmesi isteniyor.
Ayrıca gemideki yönetim ile şirket merkezlerindeki karar mercileri arasındaki yetki ve sorumluluk dağılımının ortaya çıkarılması talep ediliyor.
GEMİNİN TEKNİK GEÇMİŞİ VE DENETİM KAYITLARI İNCELENSİN
Suç duyurusu dilekçesinde Filo Jet’in sefere çıkmadan önceki teknik durumunun kapsamlı biçimde araştırılması da istendi.
Özellikle geminin geçmişte su alma sorunu yaşayıp yaşamadığı, daha önce herhangi bir teknik arızanın tespit edilip edilmediği, bu sorunların ilgili kişi ve kurumlara bildirilip bildirilmediği ve bildirimler sonrasında hangi işlemlerin yapıldığı sorularına yanıt aranıyor.
Aileler ayrıca şirketlerin sicil ve temsil kayıtlarının, gemiye ait bakım ve onarım belgelerinin, teknik raporların, denetim kayıtlarının, şirket içi yazışmaların, sefer kayıtlarının ve haberleşme verilerinin muhafaza altına alınmasını talep etti.
Gemi üzerindeki tahliye imkânlarının yeterliliğinin ve olası eksikliklerin can kayıplarına etkisinin de uzmanlar tarafından değerlendirilmesi istendi.
TÜRKİYE'DE AYRI BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMESİ İSTENİYOR
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvurunun, Kıbrıs’ın kuzeyinde devam eden adli süreci yok saymadığını belirten Aydoğan, Türkiye’deki şirketler, yöneticiler ve karar mekanizmaları bakımından da bağımsız bir soruşturma yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Başvuruda, Türkiye’de soruşturma yürütülmesinin hukuki koşullarının ve yer bakımından yetkili makamın belirlenmesi talep edildi. Aydoğan, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12, 13 ve 14’üncü maddeleri kapsamında Türkiye’de gerçekleşmiş olabilecek eylem ve ihmallerin araştırılmasını istediklerini söyledi.
Türkiye ile Kıbrıs’ın kuzeyindeki adli makamlar arasında etkin iş birliği kurulması çağrısı yapan aileler, soruşturmanın yavaş ilerlediğini ve süreç hakkında kendilerine yeterli bilgi verilmediğini savunuyor.
ÖZGÜR GÖNÜL'ÜN MEZARI AÇILACAK: AİLENİN KİMLİK ŞÜPHESİ
Filo Jet faciasında hayatını kaybeden Özgür Gönül’ün ailesi de acı kaybın ardından ikinci bir belirsizlikle karşı karşıya.
Özgür Gönül’ün babası Gökmen Gönül, oğlunun mezarında bulunan naaşın kimliğine ilişkin şüpheleri olduğunu açıklayarak fethi kabir talebinde bulunduklarını bildirdi.
Avukat Berkan Aydoğan, Kıbrıs’ın kuzeyinden gönderilen istinabe talebi kapsamında Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mezarın açılması işleminin gerçekleştirileceğini belirtti.
Aile, işlemin uzmanlar eşliğinde ve bilimsel yöntemlerle yürütülerek naaşın kimliğine ilişkin belirsizliğin kesin biçimde giderilmesini bekliyor.
66 GÜNDÜR KAYIP OLAN 3 YAŞINDAKİ ASEL İÇİN AİLESİNDEN ÇAĞRI
Facianın en ağır ve yanıt bekleyen dosyalarından biri ise 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu’nun kaybolması.
Küçük Asel’in babası Salim Hilaloğlu, 4 Kasım itibarıyla kızından 66 gündür haber alamadıklarını belirterek arama çalışmalarının sürdürülmesini istedi.
Aile, kızlarının bulunması için yürütülen çalışmaların devam etmesini ve arama sürecindeki gelişmeler hakkında kendilerine düzenli bilgi verilmesini talep ediyor.
Facianın üzerinden iki ayı aşkın süre geçmesine rağmen küçük Asel’in akıbetinin hâlâ bilinmemesi, ailelerin adalet arayışındaki en ağır belirsizliklerden biri olmayı sürdürüyor.
FACİADA 27 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, BİR ÇOCUK KAYBOLDU
Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos 2026’da Girne Limanı’ndan Taşucu’na gitmek üzere hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başladı.
Girne Limanı’na dönmeye çalıştığı sırada batan gemide 27 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Üç yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu ise kayıp olarak kayıtlara geçti.
Aradan geçen 66 güne rağmen ailelerin soruları yanıt bulmuş değil. Bir yandan facianın tüm sorumlularının ortaya çıkarılması için Türkiye’de hukuki süreç başlatılırken, diğer yandan kayıp bir çocuğun bulunması ve mezardaki naaşın kimliğine ilişkin şüphelerin giderilmesi bekleniyor.
Filo Jet faciasına ilişkin Kıbrıs’ın kuzeyindeki adli süreç devam ederken, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun ardından Türkiye’deki soruşturmanın nasıl ilerleyeceği merak konusu.






