CTP milletvekili Erkut Şahali, iktidara gelmeleri halinde Türkiye ile ilişkilerde “evet efendimci” bir yaklaşımı benimsemeyeceklerini açıkladı.
Bunun üzerine UBP milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, CTP’yi Ankara’da başka Lefkoşa’da başka konuşup hipokrasi yapmakla suçladı.
Tabii iki partinin seçim öncesi yaptıkları bu tip atışmalar seçim cilvesi denilerek normal karşılanabilir.
Ama tam da bu noktada, Kıbrıslı Türk siyasetçiyle Türkiye ilişkileri, daha doğrusu bizim mevcut siyasetçilerle Türkiyeli yetkililer arasındaki ilişkiler irdelenmeyi hak ediyor.
Çünkü mevcut partilerimiz arasında ekonomik ve sosyal yönelimler açısından anlamlı bir fark olmasa da, söylemde, Kıbrıs Türk siyaseti esas olarak Kıbrıs sorununa bakış ve Türkiye ile ilişkiler ekseninde tartışılıyor.
1974 sonrasında başını CTP’nin çektiği muhalefet UBP’yi hep Türkiye ile ilişkilerde evet efendimci, hatta teslimiyetçi olmakla itham etti.
Peki ama durum gerçekten böyle midir?
Bir başka anlatımla Türkiye’nin, daha doğrusu Türkiyeli yetkililerin her dediğini UBP yetkilileri yapmış mıdır?
Aslında, sorunun cevabını ve UBP yetkililerinin tutumunu dünya televizyonculuk tarihinde bir kült olan, BBC’de yayınlanmış “Yes Minister” ya da Türkçe tercümesiyle “Evet Efendim” dizisi vermektedir.
1980’li yıllarda yayınlanan bu dizi, önce bir bakanlıkta, sonra bakanın başbakan olması nedeniyle başbakanlıkta geçen siyaseti realist bir politik hiciv şeklinde anlatmaktadır.
Dizi o kadar evrensel değer görmüştür ki dünyanın pek çok ülkesinde ve bu arada Türkiye’de de versiyon olarak da çekilip yayınlanmıştır.
Dizinin özü ve özeti, değişim ve yenilik yapmaya çalışan bakanın, kurt bir müsteşar tarafından, bakanın her söylediğine “evet efendim, emredersiniz efendim” diyerek hep engellenmesini ve statükonun aynen devam etmesini veciz bir şekilde anlatır.
KKTC’deki sürdürülebilir olmayan, kimseye de mutluluk ve huzur getirmeyen ekonomik yapıyı, 1986’da Özal’dan başlayarak kırk yıldır değiştirmek için bilmem kaç tane protokole imza atarak, evet efendim, emredersiniz efendim diyen UBP yetkilileri, dizideki müsteşarı birebir kopya ederek, hep engellemiştir.
Dizideki bakan ve başbakan gibi, çoğu zaman ilgili Türkiye yetkilileri de kendilerinin dediğinin yapıldığını zannetseler de, oradaki müsteşarın, buradaki iktidar politikacılarının temsil ettiği bozuk düzen hep sürüp gitmiştir
