BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, “İlerlemenin önündeki en büyük engelin iç siyaset ve seçimler” olduğuna dikkat çekerek, “Kıbrıslı Rumlar, bu süreçten bir şey elde etmek isteseler, başkanlık seçimlerini biraz ötelemeyi düşünebilirlerdi.” dedi.
Politis gazetesi, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile yarın Lefkoşa eski havalimanında gerçekleştirilecek görüşme öncesinde, cuma günü Holguin ile yaptığı söyleşiyi “Holguin’den Kritik Üçlü Görüşme Öncesinde Politis’e Söyleşi... Barikatlar ve Mayın Temizliği Masada” başlığıyla manşetine taşıdı.
“Açıklama yapılacaksa pazartesi günü yapılacak”
Gazetenin, Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in iddia ettiği gibi hafta sonu bir açıklama beklenip beklenmemesi gerektiği yönündeki sorusuna Holguin, “Açıklama yapılacaksa pazartesi günü yapılacak. Pazartesinden önce hiçbir şey yok” yanıtını verdi.
Habere göre Holguin, olumlu gelişme yaşanması halinde iki liderin üçlü görüşme kapsamında küçük bir Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) paketi açıklayabileceğini belirtti.
Holguin, söz konusu paketin Kıbrıs sorununun özü veya müzakere metodolojisiyle değil, güven yaratıcı önlemlerle ilgili olacağını ifade etti.
Paketin kesinleşmesi halinde çevre, mikroplastikler, kültürel miras, kriz ve afet durumlarında derhal müdahale etmek üzere iki taraflı acil müdahale grubu kurulması ve afet yönetimi konularını içerebileceğini açıkladı.
Dört yeni geçiş noktası gündemde
Holguin, üzerinde görüşülen dört yeni geçiş noktasının Kiracıköy-Gaziler-Eylence, Haspolat, Akıncılar-Limbia ve Gambo-Gemikonağı olduğunu belirterek, “Ancak henüz evet denmedi” ifadesini kullandı.
İlgili soru üzerine Erenköy’ün hiçbir zaman masada olmadığına dikkat çeken Holguin, Kıbrıs Türk tarafının Erenköy’ün bir seçenek olmadığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Holguin, Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’in Erenköy’e alternatif olarak Gambo-Gemikonağı önerisini birkaç hafta önce sunduğunu belirtti.
Mayın temizliği konusunda görüşmeler sürüyor
Mayın temizliği konusunda Kıbrıs Türk basınında yer alan 70 bin metrekarelik alanda temizlik yapılabileceği yönündeki haberleri doğrulayan Holguin, konunun GYÖ paketi içerisinde olduğunu ancak henüz kesinleştirilmediğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın, BM Genel Sekreteri'nin liderlerden yedi öneriye odaklanmalarını istediği yönündeki açıklaması da Holguin’e soruldu.
Holguin, 2025 yılındaki gayriresmî genişletilmiş görüşmede varılan ilke anlaşmasına atıfta bulunarak vatandaşlık konusunun Rum tarafının tek yanlı kararı olduğundan GYÖ olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Spor konusunda ise AB’nin bazı iki toplumlu maçlar düzenlemesine rağmen Rum tarafının bu önerinin geliştirilmesini kabul etmediğini söyledi.
“19 maddelik yazılı listeyi alamadık”
Holguin, Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’in eylül ayında sözlü olarak sunduğu 19 öneriye de değindi.
İki liderin Pile festivaline katılması ve iki toplumlu üç komitenin görüşmesi gibi bazı önerilerin hâlihazırda gerçekleştiğini anımsattı.
“Ancak elimizde 19 madde yok” diyen Holguin, hem kendisinin hem de Cumhurbaşkanı Erhürman’ın yazılı liste istediğini ancak yanıt alamadıklarını kaydetti.
Maraş ve Gazimağusa Limanı önerisi
Rum tarafının, Maraş’ın Rumlara verilmek üzere BM denetimine bırakılması ve karşılığında Gazimağusa Limanı’nın Avrupa gözetiminde ticarete açılması önerisi de Holguin’e soruldu.
Holguin, “İstesek de istemesek de Türk askeri olduğu için Türkiye’nin kararı olan bazı meseleler var” yanıtını verdi.
“Pazartesi dört geçiş noktası konusunda açıklama yapılabileceği için iyimserim”
Önemli güven yaratıcı önlemlerin görüşme ortamını değiştirip değiştiremeyeceği sorusuna Holguin şu yanıtı verdi:
“Evet, tabii. Pazartesi günü 4 barikat konusunda açıklama yapabileceğimiz konusunda bu yüzden iyimserim. Bu, halka biraz enerji veren bir şey.”
Hakan Fidan'ın KKTC ziyareti de soruldu
Holguin’e, BM’nin Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC ziyaretinin amacını bilip bilmediği soruldu.
Ziyaretin amacını bilmediğini ve Fidan ile yaz aylarından bu yana görüşmediğini söyleyen Holguin, son görüşmelerinde Türkiye’nin ilerleme sağlanması için esneklik gösterebileceği izlenimi edinip edinmediği sorusuna ise “İlerleme olsaydı, belki evet. Ancak Lefkoşa’daki liderlerden somut hareket istediler” yanıtını verdi.
Holguin'den liderlere farklı yaklaşım çağrısı
Yarınki üçlü görüşmede iki liderden, ilerleme sağlanabilmesi için mevcut yaklaşımlarından farklı bir tutum izlemelerini isteyeceğini belirten Holguin, resmî müzakerelere çerçeve oluşturacak prosedürel adımlar üzerinde çalışmalarını talep edeceğini söyledi.
Holguin, liderlerden takvim, gündem ve çıkmazların aşılmasına yönelik mekanizma gibi konularda anlaşmalarını isteyeceğini kaydetti.
“BM, Downer dönemindeki kaosun tekrarlanmasını istemiyor”
Holguin, BM tarafından hazırlanan geçmiş yakınlaşma belgelerini taraflarla paylaşmayacaklarını açıkladı.
Geçmişte Alexander Downer’in yakınlaşmaları taraflar ve garantör ülkelerle paylaştığını hatırlatan Holguin, “Ne oldu? Büyük bir kaos. BM, Downer döneminde olanın tekrarlanmasını istemiyor” dedi.
“Geçmişin ağırlığı Kıbrıs’ta büyük bir mesele. Liderler müzakerelere bu yakınlaşmaların ağırlığı olmadan başlasalar, Guterres’in belirlediği 6 temel nokta üzerinde geleceğe bakarak çabalasalar ne olurdu?” diye soran Holguin, şunları ekledi:
“İhtiyaç olursa, yakınlaşmalar var. Ancak bugün yararlı görülsün ya da görülmesin, çeşitli unsurlar içeren yaklaşık 200 sayfalık yakınlaşmalarla başlamak yerine neden ne istedikleri, nereye gitmek istedikleri konusunda bir görüşmeye başlamasınlar? İki tarafın görüşleri nelerdir? Her ikisi de Crans Montana’daki gibi güçlü bir federasyona mı dönmek istiyor? Varış limanı neresi? Son varış noktanızı bilirseniz içeri girmeniz daha kolay olur. Bu konu iki lider arasında görüşülmeli.”
Yeni bir 5+1 toplantısı gündeme gelebilir
Holguin, liderlerin yarınki üçlü görüşmede bir GYÖ paketi açıklaması halinde bundan sonraki adımların BM Genel Sekreteri'nin kararına ve programına bağlı olacağını belirtti.
Kendi tercihinin, liderlerin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 2+1 formatında görüşerek gelecekteki müzakerelerin nasıl başlayacağını ve gündeminin ne olacağını belirleyecek prosedürel adımları netleştirmeleri olduğunu söyledi.
Holguin, “Ardından, müzakereleri başlatmak hedefiyle garantör ülkelerle 5+1 formunda bir konferans düzenlenebilir, bu gerek Sayın Guterres ile gerek bir sonraki Genel Sekreter ile olabilir” dedi.
Guterres’in kasım ayı boyunca seyahatlerde olacağını belirten Holguin, Kıbrıs sorunuyla ilgili olası görüşmeler için yalnızca aralık ayını ayırdığını söyledi.
Holguin, yeni Genel Sekreter'in geçiş dönemi hazırlıklarının da bu süreçte gündemde olacağını kaydetti.
BM’nin önceki çabalarının sonuçsuz kaldığı hatırlatılarak yeni Genel Sekreter'in görevine Kıbrıs sorunuyla başlayıp başlamayacağı sorulduğunda Holguin şu yanıtı verdi:
“Biliyorsunuz, barikatlar için bir yıl harcadılar. 5+1’e varabilmemiz için de Guterres GYÖ’lerde, metodolojide ve özde ilerleme istedi.”
“İlerleme olmazsa görevde kalmam”
Holguin, Guterres’in görevinden ayrılmasının ardından kendisinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi olarak görevde kalıp kalmayacağı sorusuna da yanıt verdi.
Üç-dört ay içerisinde ilerleme sağlanabileceğini görmesi ve yeni Genel Sekreter'in kendisinden talepte bulunması halinde görevine devam edebileceğini belirten Holguin, sürecin geride bırakılan yıldaki hızla devam etmesi halinde ise görevde kalmak istemeyeceğini söyledi.
“En büyük engel iç siyaset ve seçimler”
Olası halefine tavsiyeleri de sorulan Holguin, Ankara’nın Güney Kıbrıs’ta 2028 başkanlık seçimlerinden önce yeni bir temsilci atanmasını kabul etmeyeceğine dikkat çekti.
“Şu ana kadar ilerlemenin önündeki en büyük engel neydi?” sorusuna ise “Zannederim iç politika. Her zaman seçimler var. Her iki tarafın da siyasi irade göstermesi ile bir şey başarılabileceğinden eminim” yanıtını verdi.
Gazetenin, “Bu, siyasi irade yok mu demek?” sorusunu “Evet” diyerek yanıtlayan Holguin, “Kıbrıslı Rumlar, bu süreçten bir şey elde etmek isteseler, başkanlık seçimlerini biraz ötelemeyi düşünebilirlerdi” ifadelerini kullandı.






