Üstel’den Hristodulidis ve Dendias’a tepki: “Egemen eşitliğimiz ve devletimiz tartışma konusu değildir”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın 1 Ekim törenleri kapsamında yaptıkları açıklamalara tepki gösterdi.
Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve KKTC’den kaynaklanan haklarının tartışma konusu yapılamayacağını belirterek, “Bir taraftan yeniden birleşmeden söz ederken diğer taraftan silahlanmayı hızlandırmak, yabancı askeri unsurları adaya taşımak ve Kıbrıs Türk halkını hedef alan tehditkar bir dil kullanmak, barış ve uzlaşı söylemleriyle bağdaşmamaktadır” dedi.
“1960 Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı Kıbrıs Türk halkıdır”
Hristodulidis’in 1 Ekim dolayısıyla yaptığı açıklamaların Kıbrıs meselesine yönelik yaklaşımı ortaya koyduğunu savunan Üstel, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yalnızca Rum toplumunun mücadelesiyle açıklanamayacağını ifade etti.
Üstel, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk ve Rum halklarının siyasi ortaklığı temelinde kurulduğunu belirterek, Kıbrıs Türk halkının Cumhuriyetin kurucu ortağı olduğunu vurguladı.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın garantörlüğünde kurulduğunu hatırlatan Üstel, Kıbrıs Türk halkının ortaklık devletinden dışlandığını ve bugün bu tarihin tek taraflı biçimde yorumlanmasını kabul etmediklerini söyledi.
Üstel ayrıca, Hristodulidis’in EOKA’yı “ulusal kurtuluş mücadelesi” olarak nitelendirmesine tepki göstererek, Kıbrıs Türk halkının 1963-1974 döneminde yaşadıklarının da dikkate alınması gerektiğini savundu.
“Barıştan söz edip silahlanmak büyük bir çelişkidir”
Rum yönetiminin bir yandan “barış”, “çözüm” ve “yeniden birleşme” söylemlerini sürdürürken, diğer yandan silahlanma programlarını genişletmesini eleştiren Üstel, bu yaklaşımın güven ortamının oluşturulmasına katkı sağlamadığını ileri sürdü.
Üstel, 1 Ekim törenlerinde Yunan savaş uçakları, Yunan askeri birlikleri ve farklı ülkelerden askeri unsurların yer almasına da dikkat çekerek, Rum tarafının askeri altyapısını güçlendirdiğini ve yeni silah sistemlerine yatırım yaptığını ifade etti.
Hristodulidis’in bu gelişmeleri Türkiye ve Kıbrıs Türk halkına yönelik “işgal” söylemiyle birlikte ele almasının adadaki güven ortamını olumsuz etkilediğini belirten Üstel, “Barış söylemiyle birlikte yürütülen silahlanma politikası ciddi bir çelişkidir” değerlendirmesinde bulundu.
“Dendias’ın mesajlarını da dikkatle not ediyoruz”
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin geliştirdiği yeni kabiliyetlere ve Yunanistan’ın askeri varlığına ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Üstel, bu mesajları “dikkatle not ettiklerini” söyledi.
Kıbrıs Türk halkının tehditlerden korkmayacağını ifade eden Üstel, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi ile Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkı açısından güvenliğin temel unsurlarından olduğunu savundu.
Üstel, KKTC ve Türkiye’nin başka ülkelerin topraklarında gözü olmadığını belirterek, Kıbrıs Türk tarafının hedefinin çatışma değil işbirliği, gerginlik değil istikrar olduğunu söyledi.
“Kıbrıs’ta iki halk, iki demokratik düzen ve iki devlet vardır”
Kıbrıs sorununa ilişkin çözüm vizyonlarını da ortaya koyan Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Hristodulidis’in “yeniden birleşme” hedefinin Kıbrıs Türk halkını Rum çoğunluğun yönettiği üniter bir yapı içerisinde konumlandırmaya yönelik bir anlayışa dönüşmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Üstel, Kıbrıs’ta bugün iki ayrı halk, iki ayrı demokratik düzen ve iki ayrı devlet bulunduğunu savundu.
Üstel, KKTC’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edildiği, iki devletin güvenlik içerisinde ve işbirliği temelinde yan yana yaşayacağı bir gelecek istediklerini belirtti.
“Devletimizden ve egemenliğimizden vazgeçmeyeceğiz”
Rum yönetimine çağrıda bulunan Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen haklarının kabul edilmesini istedi.
Türkiye’nin tehdit olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Üstel, bölgesel işbirliğinin sağlayabileceği imkanlara odaklanılması çağrısında bulundu.
Kıbrıs Türk halkının geleceğinin KKTC olduğunu savunan Üstel, “Devletimizden, egemenliğimizden, güvenliğimizden ve Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Üstel, kalıcı istikrarın geçmişte sonuç vermeyen modellerde ısrar edilmesiyle değil, adadaki mevcut gerçeklerin kabul edilmesiyle sağlanabileceğini ifade ederek, KKTC’nin varlığını sürdüreceğini ve Türkiye ile birlikte geleceğe yürümeye devam edeceğini söyledi.






