Hasta Hakları Derneği Asbaşkanı Emete İmge, Kanal T’de yayımlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programına konuk oldu. Sağlık sistemindeki denetim eksikliklerine, ilaç tedarikinde yaşanan aksaklıklara ve uzman hekim yetersizliğine dikkat çeken İmge, hasta haklarının yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini vurguladı. İmge, özellikle insülin sıkıntısı, kamuda endokrin uzmanı bulunmaması, nadir hastalıklar ve ALS hastalarının yaşadığı sorunlara işaret ederek, “Hasta haklarının korunmadığı bir sağlık sisteminde işlerin iyi olması mümkün değil” dedi.

Kanal T’de yayımlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programında sağlık alanındaki sorunları değerlendiren Hasta Hakları Derneği Asbaşkanı Emete İmge, ülkede sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulamadığını savundu.
Sık değişen hükümetler ve sağlık yöneticileri nedeniyle uzun vadeli politikaların hayata geçirilemediğini belirten İmge, çıkarılan yasaların uygulama tüzükleri hazırlanmadığı için işlevsiz kaldığını söyledi.

“Hasta hakları yasamız yok”
Sağlık alanındaki en önemli eksikliklerden birinin hasta haklarını koruyan kapsamlı bir yasanın bulunmaması olduğunu ifade eden İmge, sağlık çalışanlarına yüklenen sorumlulukların tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasası kapsamında düzenlenen kalite standartlarının uygulanabilmesi için gerekli tüzüklerin henüz hazırlanmadığını söyleyen İmge, bunun hasta güvenliği açısından ciddi bir eksiklik olduğunu kaydetti.
İmge, “Tüzük olmadığı için orada şık bir metin olarak duruyor” diyerek, kalite standartlarının bütün sağlık kuruluşlarında uygulanması, denetlenmesi ve sürekli geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Alkollü mama faciasında sistemin ihmali var”
Alkollü mama olayını sağlık sistemindeki denetim eksikliğine örnek gösteren İmge, yaşanan facianın yalnızca olayda görev alan sağlık çalışanları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
İmge, “Olayın içinde bulunan aktörler bir yana, idarenin ihmali olmasa böyle bir skandal yaşanmazdı” ifadelerini kullandı.
Sağlıkta kalite standartları ve etkin denetim mekanizmalarının oluşturulmasının benzer olayların önlenmesi açısından hayati önem taşıdığını belirtti.

“İnsülin eksikliği hastalara eziyete dönüştü”
Diyabet hastalarının ilaçlara erişiminde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten İmge, özellikle uzun etkili insülinlerden Lantus'un temininde sorun bulunduğunu söyledi.
Hastaların ihtiyaç duydukları insülini bulabilmek için farklı hastanelere yönlendirildiğini, bazı hastaların ise ilaçlarını özel eczanelerden ücret karşılığında almak zorunda kaldığını ifade etti.
İmge, “Hasta eziyeti yani, kesinlikle hasta eziyeti” diyerek, hayati öneme sahip ilaçların temininde yaşanan aksaklıkların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Devletin, piyasada bulunan ilaçları temin ederek hastalara ücretsiz sunması veya hastaların yaptığı harcamaları geri ödemesi gerektiğini savunan İmge, Sağlık Bakanlığı ile hasta dernekleri arasındaki iletişimin de güçlendirilmesini istedi.

“Kamuda endokrin uzmanı sorunu hâlâ çözülmedi”
Diyabet hastalarının tedavisinde uzman hekim eksikliğinin de önemli bir sorun olduğunu belirten İmge, uzun süredir kamu hastanelerinde endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanı bulunmadığını söyledi.
Sağlık Bakanlığı'nın uzman ihtiyacını karşılamaya yönelik açıklamalarına rağmen sorunun çözülemediğini savunan İmge, özel sektördeki uzmanlardan hizmet satın alınması seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İmge, geçmişte Diyabet Derneği'nin katkılarıyla oluşturulan endokrin merkezinin başka sağlık hizmetleri için de kullanılmaya başlandığını ifade ederek, yeni hastane projelerinde ülke genelinde hizmet verecek bir diyabet merkezinin planlanıp planlanmadığını sorguladı.

“Talasemiyle ilgili eski sorunlar yeniden gündemde”
Talasemi hastalığının önlenmesine yönelik tarama sistemlerinin değişen nüfus yapısına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyleyen İmge, yalnızca evlilik öncesinde yapılan testlerin yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.
İmge, sağlık taramalarından elde edilen verilerin yalnızca toplanmasının yeterli olmadığını, bu bilgilerin hastalıkları önleyici sağlık politikalarında kullanılması gerektiğini vurguladı.

“Nadir hastalıklar için topuk testi çağrımız karşılıksız kaldı”
Hasta Hakları Derneği'nin yaklaşık altı yıldır nadir hastalıklara sahip bireylerin sorunlarıyla ilgilendiğini belirten İmge, bu hastaların teşhis ve tedavi süreçlerinde önemli güçlükler yaşadığını söyledi.
Bazı hastaların doğru teşhise ulaşabilmek için yıllarca farklı hekimlere başvurmak zorunda kaldığını ifade eden İmge, erken teşhis açısından yenidoğan taramalarının önemine dikkat çekti.
2022 yılından bu yana topuk testi konusunda çağrılar yaptıklarını belirten İmge, testlerin uygulanabilmesi için gerekli cihaz ve kitlerin temin edilmesi gerektiğini söyledi.
Erken teşhis ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yalnızca hastalar ve aileleri açısından değil, toplumun ekonomik ve sosyal geleceği açısından da önemli olduğunu vurguladı.

“ALS hastalarının aileleri ağır yük altında”
ALS hastalarının bakımında yaşanan sorunlara da değinen İmge, özellikle ileri evredeki hastaların ailelerinin hem maddi hem de manevi açıdan ağır sorumluluklar üstlendiğini söyledi.
Solunum ve beslenme cihazlarına bağımlı hastaların bakımının özel uzmanlık gerektirdiğini belirten İmge, bu alanda eğitimli hemşire sayısının artırılması gerektiğini kaydetti.
İmge, hastaların ve ailelerinin bakım süreçlerini kendi imkânlarıyla öğrenmeye çalıştığını belirterek, sağlık sisteminde hasta danışmanlığı hizmetlerinin oluşturulmasını önerdi.
ALS hastalarının yalnızca ilaç değil, özel bakım, tıbbi cihaz ve sürekli profesyonel desteğe de ihtiyaç duyduğunu vurgulayan İmge, devletin bu alandaki sorumluluklarını daha etkin biçimde yerine getirmesi gerektiğini savundu.

“Seçim döneminde siyasilere sağlık vaatlerini soracağız”
Yaklaşan seçimler öncesinde siyasi partilerin sağlık politikalarını yakından takip edeceklerini belirten İmge, seçim bildirgelerinde yer alan vaatlerin somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Sağlıkta yalnızca yeni bina ve hastane açılmasının yeterli olmadığını, sistemin işleyişini iyileştirecek düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
İmge, sağlık alanında uzun süre yönetim sorumluluğu üstlenen siyasi partilere geçmişte verdikleri sözleri ve gerçekleştirdikleri icraatları soracaklarını kaydetti.

“Mesele kaynak yokluğu değil, kaynakların nasıl dağıtıldığı”
Sağlık alanındaki eksikliklerin sürekli kaynak yetersizliğiyle açıklanmasını eleştiren İmge, mevcut kaynakların hangi önceliklere göre kullanıldığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
İmge, “Mesele bu kıt kaynakları nasıl dağıttığınızla alakalıdır” diyerek, yaklaşan bütçe görüşmelerinde sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakları ve yapılan harcamaları takip edeceklerini belirtti.

Sağlık politikalarının merkezinde hastaların bulunması gerektiğini vurgulayan İmge, “Hasta haklarının korunmadığı bir sağlık sisteminde ne kalite standartlarından ne iyi hizmetten ne eşitlikten ne de adaletten konuşabiliriz. Önce bu hakların korunması lazım” ifadelerini kullandı.