Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, eğitimde fırsat eşitliğinin sosyal devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, hiçbir çocuğun ailesinin ekonomik koşulları nedeniyle nitelikli eğitimden mahrum kalmaması gerektiğini vurguladı. Çeler, devlet okullarının güçlendirilmesi, özel gereksinimli çocukların ihtiyaçlarının karşılanması ve ekonomik sorunlara kalıcı çözümler üretilmesinin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.

Genç TV’de Meltem Sonay’ın sunduğu programda konuşan Çeler, 6 Aralık seçimleri, TDP’nin Meclis hedefleri ve ülkenin temel sorunlarına yönelik politikaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Eğitimde fırsat eşitliği devletin sorumluluğudur”

Ailelerin çocuklarına iyi bir gelecek sunabilmek için ekonomik güçlerini aşan özel okul harcamalarına yönelmek zorunda kalmaması gerektiğini belirten Çeler, devlet okullarının eğitim kalitesinin artırılması, fiziki altyapının güçlendirilmesi ve öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Tam gün eğitim uygulamasının kapsamlı bir planlama ile hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Çeler, okul altyapısı, kantin ve yemekhane ihtiyaçları ile öğretmenlerin özlük haklarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Eğitim politikalarının öğretmenler, sendikalar, veliler ve ilgili kesimlerin katkısıyla hazırlanması gerektiğini kaydetti.

Özel gereksinimli çocukların eğitiminde yaşanan öğretmen, destek personeli ve altyapı eksikliklerinin de giderilmesi gerektiğini vurgulayan Çeler, her çocuğun ihtiyaçlarına uygun eğitim hizmetine erişmesinin devletin temel yükümlülüğü olduğunu belirtti.

“50 yıllık siyasi geleneğimizle Meclis’te yer almayı hedefliyoruz”

TDP’nin 50 yıllık siyasi geleneğiyle 6 Aralık seçimlerinde yeniden Meclis’te yer almayı hedeflediğini belirten Çeler, rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, liyakatsizlik ve adam kayırmacılığın siyasete duyulan güveni zedelediğini ifade etti.

Siyasetin yalnızca seçim dönemlerinde vatandaşla temas kuran bir anlayıştan çıkarılması gerektiğini söyleyen Çeler, halkın karar süreçlerinde söz sahibi olduğu, kamu kaynaklarının adil kullanıldığı ve toplumsal katılımın güçlendiği bir yönetim anlayışını savunduklarını kaydetti.

“Hayatı ucuzlatmanın yolu üretimden geçiyor”

Ekonomik sorunlara da değinen Çeler, halkın alım gücünün gerilediğini, iş insanlarının ise belirsizlikler nedeniyle yatırım yapmakta zorlandığını belirtti. Gerekli önlemlerin alınmaması halinde 2027 yılında ekonomik sıkıntıların daha da ağırlaşabileceği uyarısında bulundu.

Hayat pahalılığıyla mücadelenin üretimi artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli üreticiyi desteklemekle mümkün olacağını ifade eden Çeler; tarım ve sanayide teşviklerin artırılması, Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında ticaretin geliştirilmesi ve yerli ürünlerin dış pazarlara ulaştırılması gerektiğini söyledi.

Hayvancılıkta yüksek girdi maliyetlerine dikkat çeken Çeler, hayvan yeminde kullanılan soya fasulyesi küspesi için her yıl yurt dışına 20 milyon doların üzerinde kaynak aktarıldığını belirtti. Yerel soya üretiminin geliştirilmesi, kooperatifleşmenin güçlendirilmesi ve üreticinin desteklenmesiyle maliyetlerin azaltılabileceğini kaydetti.

“Kamu kaynakları toplumun ihtiyaçları için kullanılmalı”

Sağlık, eğitim ve ekonomide kalıcı çözümler üretilmesi için kamu kaynaklarının etkin yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Çeler, bütçe önceliklerinin toplumsal ihtiyaçlara göre belirlenmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

TDP’nin köklü siyasi deneyimini günün ihtiyaçlarına yanıt veren politikalarla birleştirmeyi hedeflediğini belirten Çeler, eğitimde fırsat eşitliğinden ekonomik refaha, üretimden sosyal adalete kadar ülkenin temel sorunlarına çözüm üretmeye hazır olduklarını söyledi.

Çeler, “Siyaset halktan koptu. TDP ile birlikte toplum, siyasetle yeniden barışacak” diyerek, halkın yönetime katıldığı, kamu kaynaklarının adil kullanıldığı ve her çocuğun eşit fırsatlarla geleceğe hazırlanabildiği bir düzen oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.