Bağımsız Milletvekili ve Demokrat Parti (DP) Lefkoşa Milletvekili Adayı Hasan Tosunoğlu, 6 Aralık seçimleri öncesinde hükümetin işleyişine, ekonomik sorunlara, kamu maliyesine, inşaat sektörüne ve seçim beklentilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Mevcut koalisyon döneminde DP'nin karar alma süreçlerinde yeterince etkili olamadığını savunan Tosunoğlu, yeni dönemde takvimi, finansmanı ve sorumluları belirlenmiş projeler olmadan koalisyona girilmemesi gerektiğini söyledi. Hayat pahalılığının ülkenin en önemli sorunu olduğunu vurgulayan Tosunoğlu, devletin atıl gayrimenkullerinin ekonomiye kazandırılması, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi ve şeffaf özelleştirmelerin önünün açılması gerektiğini belirtti. Tosunoğlu, DP'nin seçimlerden üçüncü parti olarak çıkacağına inandığını da ifade etti.

Kanal T'de yayımlanan Aytuğ Türkkan ile Manşet programına konuk olan Bağımsız Milletvekili ve Demokrat Parti Lefkoşa Milletvekili Adayı Hasan Tosunoğlu, yeniden adaylık kararı almasından koalisyon hükümetinin işleyişine, ekonomik krizden inşaat sektöründeki sorunlara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

“DEMOKRAT PARTİ BENİM AİLEMDİR, BAŞKA PARTİLERDEN GELEN TEKLİFLERİ KABUL ETMEDİM”

Yeniden milletvekili adayı olmasının kendisi için de sürpriz olduğunu belirten Tosunoğlu, siyasete iş dünyasından geldiğini ve ilk döneminde siyasi yaşama uyum sağlamakta zorlandığını söyledi.

Ailesinin ve yakın çevresinin siyasete devam etmesi yönündeki telkinlerinin kararında etkili olduğunu anlatan Tosunoğlu, ülkenin içinde bulunduğu sorunların ve Demokrat Parti'nin mevcut durumunun da yeniden aday olmasında belirleyici olduğunu ifade etti.

DP milletvekilliğinden ayrılarak bağımsız milletvekili olarak görev yapmasına rağmen parti üyeliğini hiçbir zaman sonlandırmadığını vurgulayan Tosunoğlu, farklı siyasi partilerden adaylık teklifleri aldığını açıkladı.

Tosunoğlu, “Devam edeceksem Demokrat Parti'de devam ederim. Dün de öyleydi, bugün de öyledir. Bizim ailemizdir Demokrat Parti” dedi.

“HÜKÜMETİN ALDIĞI BİRÇOK KARARI MECLİSTE VEYA GAZETELERDE ÖĞRENDİK”

Mevcut koalisyon hükümetinin işleyişine yönelik eleştirilerde bulunan Tosunoğlu, Demokrat Parti'nin hükümet ortağı olmasına rağmen karar alma mekanizmalarında yeterince etkili olamadığını savundu.

Hükümetin aldığı birçok karardan Meclis'te veya basın aracılığıyla haberdar olduklarını belirten Tosunoğlu, bunun DP'nin siyasi geleneğiyle bağdaşmadığını söyledi.

Demokrat Parti'nin geçmişte küçük ortak olduğu hükümetlerde bile karar verici ve yönlendirici bir rol üstlendiğini ifade eden Tosunoğlu, mevcut dönemde ise Ulusal Birlik Partisi'nin kararları tek başına alıp uyguladığı görüşünü dile getirdi.

UBP'nin seçim propagandasında koalisyon döneminde yapılan olumlu işleri yalnızca kendi başarısıymış gibi sunduğunu savunan Tosunoğlu, koalisyon ortaklarının hükümetin başarılarını ve başarısızlıklarını birlikte üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Tosunoğlu, bu yönetim anlayışına duyduğu rahatsızlığın bağımsız milletvekili olarak görev yapma kararında etkili olduğunu belirterek, bağımsız olduğu dönemde birçok yasa konusunda daha özgür hareket edebildiğini ve gerekli gördüğü müdahaleleri yapabildiğini söyledi.

“PROJELER TAKVİME BAĞLANMAZSA DP KOALİSYONA GİRMEMELİ”

6 Aralık seçimlerinin ardından hiçbir siyasi partinin tek başına iktidara gelmesini beklemediğini belirten Tosunoğlu, yeni dönemde koalisyon hükümeti kurulmasının güçlü bir olasılık olduğunu söyledi.

DP'nin olası bir koalisyonda yer alabilmesi için geçmişte yaşanan sorunlardan ders çıkarılması gerektiğini ifade eden Tosunoğlu, hükümet protokolünün yalnızca bakanlık ve daire paylaşımından ibaret olmaması gerektiğini vurguladı.

Tosunoğlu, kurulacak hükümette hayata geçirilecek projelerin, uygulama tarihlerinin, finansman kaynaklarının ve sorumluluklarının açıkça belirlenmesini istedi.

“Kesinlikle tarihleriyle, günüyle yapılacak projelerin çok net ve şeffaf bir şekilde hükümet protokolüne girmesini isteyeceğiz” diyen Tosunoğlu, bu koşulların sağlanmaması halinde DP'nin koalisyona katılmaması gerektiğini savundu.

Mevcut hükümet dönemindeki yönetim anlayışının yalnızca kendisinde değil, DP tabanında da rahatsızlık yarattığını ifade eden Tosunoğlu, hiçbir siyasi partinin başka bir partinin parçası olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Bu konuda DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu ile aynı görüşte olduklarını da açıkladı.

“DP SESSİZ KALMADI, 4,5 YILDA 100 PROJE HAYATA GEÇİRDİ”

Demokrat Parti'nin hükümetin en sessiz ortağı olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Tosunoğlu, partinin çalışmalarının yeterince görünür olmamasının hiçbir şey yapmadığı anlamına gelmediğini söyledi.

DP'nin son 4,5 yılda yaklaşık 100 proje gerçekleştirdiğini belirten Tosunoğlu, Devlet Tiyatrosu binası ve Girne Turizm Limanı'nı bu çalışmalara örnek gösterdi.

Hükümette bazı siyasi aktörlerin daha yüksek sesle konuşmasının diğer ortakların çalışmalarını gölgede bıraktığını savunan Tosunoğlu, devletin asli görevlerini yerine getirmesinin sürekli siyasi reklama dönüştürülmesini de eleştirdi.

Seçim döneminde siyasi partilerin kimin ne yaptığı üzerinden tartışmak yerine ülkenin çözüm bekleyen sorunlarına odaklanması gerektiğini belirtti.

“HAYAT PAHALILIĞI KONTROLDEN ÇIKTI, SADECE MAAŞ ARTIRMAK ÇÖZÜM DEĞİL”

Ülkenin en acil sorununun hayat pahalılığı olduğunu vurgulayan Tosunoğlu, hükümetin fiyat artışlarını önlemeye yönelik yeterli düzenleme yapmadığını savundu.

Hayat pahalılığının yalnızca maaş artışlarıyla dengelenmeye çalışılmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Tosunoğlu, bu yöntemin kamu maliyesi üzerindeki yükü de sürekli artırdığını söyledi.

Ülkede yaşam maliyetlerinin düşürülmesi için öncelikle ithalat ve enerji giderlerinin azaltılması gerektiğini ifade eden Tosunoğlu, özellikle taşımacılık maliyetlerindeki farklara dikkat çekti.

Güney Kıbrıs'a yaklaşık bin dolara ulaşan bir konteynerin KKTC'ye üç bin dolara geldiğini öne süren Tosunoğlu, devletin bu maliyetleri azaltacak mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini belirtti.

Tosunoğlu, iş insanlarının yüksek fiyatlardan tek başına sorumlu tutulamayacağını savunarak, maliyetlerin düşürülmesi ve piyasa denetimlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Yeni hükümetin ilk görevinin hayat pahalılığıyla mücadele olması gerektiğini vurgulayan Tosunoğlu, “Bu ülkeyi nasıl ucuzlatabiliyorsak o yönde adım atmalıyız” dedi.

“DEVLETİN ATIL GAYRİMENKULLERİ SATILARAK BORÇ YÜKÜ AZALTILABİLİR”

Kamu maliyesinin artan borç ve faiz yükü nedeniyle ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Tosunoğlu, devletin mali yapısının sürdürülebilir hale getirilmesi için radikal adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Hayat pahalılığı nedeniyle maaş giderlerinin sürekli yükseldiğini ve bunun kamu borçlarını artırdığını savunan Tosunoğlu, maliyenin mevcut borç stokunun ve ödeme vadelerinin şeffaf biçimde ortaya konulmasını istedi.

Devletin elinde ekonomik olarak değerlendirilmeyen çok sayıda gayrimenkul bulunduğunu ifade eden Tosunoğlu, bu varlıkların envanterinin çıkarılmasını önerdi.

Gerekli yasal düzenlemeler yapılarak atıl gayrimenkullerin bir bölümünün satılabileceğini ve elde edilecek kaynakla kamu borçlarının azaltılabileceğini belirten Tosunoğlu, doğru bir programla borç yükünün bir iki yıl içerisinde önemli ölçüde azaltılabileceğini savundu.

Bu sürecin kamu çalışanlarının maaşlarına müdahale edilerek yürütülmemesi gerektiğini de vurguladı.

“ÖZELLEŞTİRMENİN ÖNÜ AÇILMALI, AMA ŞEFFAF İHALELERLE”

Ekonomik sorunların çözümü için devlet yönetiminde daha cesur kararlar alınması gerektiğini belirten Tosunoğlu, özelleştirmeye yönelik yaklaşımını da açıkladı.

Özelleştirmelerin önünün açılması gerektiğini savunan Tosunoğlu, bunun mutlaka şeffaf ihalelerle ve kamu yararı gözetilerek yapılması gerektiğini söyledi.

“Kesinlikle bu ülkede özelleştirmenin önünü açmalıyız. Ama ihalelerle ve şeffaf ihalelerle. Öyle ver ona gitsin modeliyle değil” ifadelerini kullanan Tosunoğlu, doğru yatırımların ülkeye yeni ekonomik kaynaklar kazandırabileceğini belirtti.

Hükümetlerin tartışmalı konularda karar almaktan kaçınmaması gerektiğini vurgulayan Tosunoğlu, ülkenin sorunlarının çözülemeyecek boyutta olmadığını, ancak siyasi irade ve cesaret gerektiğini söyledi.

“İNŞAAT, GAZİNO VE SANAL BET SEKTÖRLERİNDE CİDDİ KAYIT DIŞILIK VAR”

Vergi sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Tosunoğlu, ülkede kayıt dışı ekonominin ciddi boyutlara ulaştığını savundu.

Devletin özellikle kayıtlı çalışanlar ve vergisini düzenli beyan eden kesimlerden gelir elde ettiğini belirten Tosunoğlu, bazı sektörlerdeki ekonomik faaliyetlerin yeterince denetlenmediğini ileri sürdü.

İnşaat, gazino ve sanal bahis sektörlerinde ciddi kayıt dışılık bulunduğunu iddia eden Tosunoğlu, devletin bu alanları teknolojik sistemlerle daha etkin denetlemesi gerektiğini söyledi.

Sanal bahis faaliyetlerinin yasal düzenlemelerle kayıt altına alınabileceğini savunan Tosunoğlu, gerekli vergilerin tahsil edilmesi halinde kamu maliyesine önemli kaynak sağlanabileceğini ileri sürdü.

Sadece sanal bahis sektöründen elde edilebilecek vergi gelirinin bir yıl içerisinde mevcut kamu borç stokunu aşabileceğini iddia eden Tosunoğlu, bu görüşüne ilişkin somut bir hesaplama paylaşmadı.

Toplumun, özellikle gençlerin korunmasına yönelik önlemlerin de düzenlemelerin parçası olması gerektiğini ifade eden Tosunoğlu, gazino sektöründe ise mevcut vergi ve denetim yöntemlerinin teknolojik gelişmelere uygun hale getirilmesini istedi.

“ORTA SINIFI KAYBEDİYORUZ, BU TOPLUM İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKE”

Ülkedeki gelir dağılımı ve sosyal adalet sorunlarına da değinen Tosunoğlu, toplumun küçük bir kesiminin büyük servetlere sahip olduğunu, buna karşılık orta sınıfın giderek zayıfladığını savundu.

Kendisinin de iş dünyasından geldiğini hatırlatan Tosunoğlu, servet sahibi olmaya karşı olmadığını ancak ülkede kazanç sağlayan herkesin vergi sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

“Bir de orta sınıfı kaybediyoruz. Bu bence en büyük tehlike Kıbrıs Türk toplumunun içerisinde” diyen Tosunoğlu, sosyal adaletin sağlanamamasının gelecekte ciddi toplumsal sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Geçmişte emekli olan bir kamu çalışanının çocuklarına konut sağlayabildiğini, bugün ise bunun neredeyse imkânsız hale geldiğini belirten Tosunoğlu, konut fiyatlarının vatandaşların alım gücünün çok üzerine çıktığını ifade etti.

Konut fiyatlarının yüz binlerce sterline ulaştığını belirten Tosunoğlu, özellikle gençlerin ev sahibi olmasının giderek zorlaştığını söyledi.

“İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ SORUNLAR İÇİN HUKUK VE DİPLOMASİ MÜCADELESİ ŞART”

İnşaat sektöründeki durgunluğa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tosunoğlu, özellikle yabancı yatırımcılara yönelik konut satışlarının ciddi biçimde etkilendiğini savundu.

Ülkede satış bekleyen çok sayıda konut bulunduğunu ancak bunların önemli bölümünün yabancı alıcılara yönelik sahil bölgelerinde inşa edildiğini belirten Tosunoğlu, bu konutların doğrudan Kıbrıslı Türk gençlerin konut ihtiyacına yönelik olmadığını söyledi.

Güney Kıbrıs'ın taşınmaz mallarla ilgili başlattığı hukuki süreçleri ve tutuklamaları da eleştiren Tosunoğlu, bu girişimlerin yatırımcı güvenini zedelediğini savundu.

Söz konusu uygulamalara karşı uluslararası hukuk ve diplomasi kanallarının daha etkin kullanılması gerektiğini ifade eden Tosunoğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa kurumları ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerde bulunulması çağrısında bulundu.

Müteahhitler Birliği'nin bu konuda hukuki girişimleri bulunduğunu belirten Tosunoğlu, sivil toplum kuruluşlarının mücadelesinin hükümet tarafından da desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Tosunoğlu, “Bunun için bizim çok ciddi şekilde diplomasiye ihtiyacımız vardır. Bunun için çok ciddi hukuk mücadelesine ihtiyacımız vardır” ifadelerini kullandı.

“YABANCILARA KONUT SATIŞINI DÜZENLEYEN YASAYA RET OYU VEREN TEK MİLLETVEKİLİYDİM”

Yabancıların taşınmaz mal edinmesine ilişkin yasal düzenlemeleri de eleştiren Tosunoğlu, söz konusu yasa tasarısına karşı çıktığını ve ret oyu kullandığını açıkladı.

Düzenlemenin yabancı yatırımcıların KKTC'deki hukuk sistemine duyduğu güveni olumsuz etkileyeceği konusunda hükümeti uyardığını belirten Tosunoğlu, Başbakan'a da bu endişelerini ilettiğini söyledi.

Yabancı yatırımcıların uzun yıllardır sözleşmeler üzerinden taşınmaz mal satın aldığını ifade eden Tosunoğlu, bu yapının değiştirilmesinin satışları ve ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyeceğini savundu.

Yasa sürecinde gerekli uyarıları yaptığını ve vicdanen doğru bulmadığı düzenlemeye destek vermediğini vurgulayan Tosunoğlu, yeni hükümetin sektördeki sorunları gidermek için harekete geçmesi gerektiğini belirtti.

Sorunların çözülememesi halinde sahil bölgelerinde inşa edilen çok sayıda konutun önümüzdeki üç ila beş yıl içerisinde atıl kalabileceği uyarısında bulundu.

“DEMOKRAT PARTİ 6 ARALIK SEÇİMLERİNDEN ÜÇÜNCÜ PARTİ OLARAK ÇIKACAK”

6 Aralık seçimlerine ilişkin beklentilerini de paylaşan Tosunoğlu, Demokrat Parti'nin seçim yarışını üçüncü sırada tamamlayacağına inandığını söyledi.

Partinin düzenli olarak kamuoyu araştırmaları yaptırdığını belirten Tosunoğlu, bu araştırmaların DP açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu savundu. Ancak araştırmaların sonuçlarına ilişkin ayrıntılı veriler paylaşmadı.

DP'nin köklü ve güçlü bir seçmen tabanına sahip olduğunu ifade eden Tosunoğlu, partisine kırgın olan seçmenlerin başka siyasi partilere yönelmek yerine büyük ölçüde kendi tabanlarında kaldığını ileri sürdü.

Seçim çalışmaları kapsamında küskün ve kırgın partililerle bir araya geldiklerini belirten Tosunoğlu, bu görüşmelerin parti içindeki birlik ve bütünlüğü güçlendirdiğini söyledi.

DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu'nun yoğun saha çalışması yürüttüğünü de belirten Tosunoğlu, parti yönetiminin ve adayların seçim sürecinde uyum içerisinde hareket ettiğini ifade etti.

“Demokrat Parti'nin tabanı yerindedir. Köklü bir tabanı vardır. Bu taban Demokrat Parti'yi üçüncü parti konumuna getirebilecek durumdadır” diyen Tosunoğlu, parti içinde ciddi bir sorun yaşanmaması halinde seçimlerden üçüncü sırada çıkacaklarını savundu.

“PARTİ İÇİNDE ADAY SIRALAMASI KAVGASI YAŞANMADI”

DP'nin milletvekili aday listesinin belirlenmesi sürecinde ciddi bir tartışma yaşanmadığını belirten Tosunoğlu, aday sıralamasından çok partinin başarısına önem verdiklerini söyledi.

Kendisinin daha alt sıralarda aday gösterilmeyi dahi kabul edebileceğini parti genel başkanına ilettiğini açıklayan Tosunoğlu, milletvekilleri arasında sıralama konusunda bir hırs veya anlaşmazlık bulunmadığını ifade etti.

Partinin bütünlüğünün korunmasının ve oy potansiyelini artırabilecek isimlerin ön plana çıkarılmasının esas alındığını belirten Tosunoğlu, aday listesinin parti meclisinde onaylandığını kaydetti.

“KAVGASIZ, DÖVÜŞSÜZ, PROJELERİN YARIŞTIĞI BİR SEÇİM İSTİYORUM”

Programın sonunda seçim sürecine ilişkin mesaj veren Tosunoğlu, siyasi partilerin karşılıklı suçlamalar yerine ülkenin sorunlarına çözüm üretecek projelerle seçmenin karşısına çıkması gerektiğini söyledi.

Siyasetin temel amacının ülkeye, devlete ve vatandaşa hizmet etmek olduğunu belirten Tosunoğlu, seçim döneminin toplumsal ayrışmaya neden olmaması gerektiğini vurguladı.

Tosunoğlu, “Projelerin yarıştığı, insanların birbirini kırmadığı bir seçim dönemi temenni ediyorum” diyerek tüm siyasi partilerin adaylarına başarılar diledi.

“Kavgasız, dövüşsüz, bol projeli bir seçim temenni ediyorum” ifadelerini kullanan Tosunoğlu, ülkede kardeşlik ve dostluğun korunmasının her şeyden önemli olduğunu belirtti.