EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, dört gündür süren grevin sona ermesi için adresi KIB-TEK yönetimine gösterdi: “Yazılı taahhüt vereceksin, hemen şimdi ben de bu grevi kaldıracağım.” İş güvenliği raporlarının dört yıldır imzalanmadığını savunan Tuğcu, tartışmalı terfi kararlarını da polise ve Yüksek Seçim Kurulu’na taşıyacaklarını açıkladı.

KIB-TEK’te grev dördüncü gününe girerken EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, yönetimin sözlü güvencelerinin yeterli olmadığını belirterek yazılı taahhüt çağrısını yineledi. İş güvenliği, seçim döneminde istihdam ve terfi uygulamalarına ilişkin taleplerinin karşılanmadığını söyleyen Tuğcu, Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un grevi siyasi olarak nitelendirmesine sert tepki gösterdi.

“Konu siyasi değil, ekmek, iş güvenliğidir, yandaşlara yaptıklarınızdır” diyen Tuğcu, taleplerin yazılı güvenceye bağlanması halinde grevi hemen kaldırmaya hazır olduklarını vurguladı.

DÖRT YILLIK RAPORLAR NEDEN İMZASIZ?

Kurum çalışanı Arif Özkıraç’ın geçirdiği iş kazasının, iş güvenliği eksikliklerini yeniden gündeme taşıdığını belirten Tuğcu, dört yıldır hazırlanan risk analiz raporlarının yönetim ve Genel Müdür tarafından imzalanmadığını ileri sürdü.

Tuğcu, “Çünkü sorumluluğu almak istemiyorlar” diyerek yönetimi eleştirirken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı da denetim yapmamakla suçladı. Defalarca yazılı başvuruda bulunduklarını ancak grevin dördüncü gününde bile kuruma müfettiş gönderilmediğini söyledi.

Uzun’un iş güvenliği malzemeleri için ihaleye çıkıldığı yönündeki açıklamasına da karşı çıkan Tuğcu, söz konusu ihalenin teknik şartnamedeki yanlışlıklar nedeniyle iptal edildiğini belirtti.

“TERFİ YOK” DENİLDİ, TOPLANTIDA ÜÇ TERFİ ANLATILDI

Tuğcu’nun gündeme taşıdığı bir diğer başlık, seçim öncesindeki terfi ve görevlendirme kararları oldu. Yönetimin daha önce terfilerin seçimlerden sonra yapılacağını söylediğini aktaran Tuğcu, görüşmede kendilerine üç yüksek müdür muavini terfisinin gerçekleştirildiğinin bildirildiğini açıkladı.

Toplantıya katılan Yönetim Kurulu Asbaşkanı’nın ise kararlardan haberi olmadığını söylediğini aktaran Tuğcu, imzaların kimlere ait olduğunun açıklanmasını istedi.

Uzun’un “Terfi değil, görevlendirme yapıldı” yönündeki açıklamasıyla toplantıda verilen bilgilerin çeliştiğini savunan Tuğcu, “Sen mi yalan söylüyorsun, yoksa bizimle görüştürdüğün heyet mi yalan söylüyor?” diye sordu.

Kararların hukuka aykırı olduğunu öne süren Tuğcu, “Hem polise hem de Yüksek Seçim Kurulu’na şikayette bulunacağız. Dosyamız hazırdır” dedi.

SÖZLÜ GÜVENCE VAR, YAZILI TAAHHÜT YOK

Seçim döneminde kuruma personel alınmamasını, ihtiyaç duyulan kadrolar için münhal açılarak sınav yapılmasını istediklerini belirten Tuğcu, yönetimin yalnızca sözlü güvence vermeyi kabul ettiğini söyledi.

İş güvenliği raporlarının imzalanacağı yönündeki sözün de yerine getirilmediğini savunan Tuğcu, Uzun’a “İşe kimseyi almadım diyorsun, neden yazılı taahhüt vermiyorsun?” sorusunu yöneltti.

SORUŞTURMA ÇIKIŞINA “HODRİ MEYDAN”

Grevdeki çalışanlar hakkında soruşturma başlatılacağı yönündeki açıklamalara “Hodri meydan” yanıtını veren Tuğcu, sendikanın farklı siyasi görüşlerden çalışanları temsil ettiğini vurguladı.

Tuğcu, grevin sona ermesi için bekledikleri adımı ise doğrudan Uzun’a seslenerek açıkladı:

“Bana yazılı taahhüt vereceksin, hemen şimdi ben de bu grevi kaldıracağım. Bu sözü veririm.”