Bir bakıcı için verilen yetkinin 135 yabancı uyruklu kişi adına çalışma ön izni başvurusunda kullanıldığı iddiası, Çalışma Bakanlığı’nın denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı. Bir kişilik yetkiyle 135 başvuru nasıl yapılabildi? Bakanlığın dijital sistemi bu işlemleri nasıl fark etmedi?
Lefkoşa’da bakıma muhtaç bir kişinin yalnızca bir bakıcı için verdiği yetkinin, 135 yabancı uyruklu kişinin bilgilerini Çalışma Dairesi’nin ön izin portalına kaydetmek amacıyla kullanıldığı iddia edildi.
Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde görüşülen davada polis, O.K. ve Ü.A.’nın sahte resmî evrak düzenleyerek başvuruların sistem üzerinden onaylanmasını ve kurumun bilgi işlem kayıtlarına aktarılmasını sağladıklarını ileri sürdü.

Bir kişilik yetkiyle 135 başvuru!
Polisin mahkemede aktardığına göre, bakıma muhtaç S.Z., kendisine bakacak bir yabancı uyruklu kişinin çalışma izni işlemleri için O.K.’ye yetki verdi. Ancak bu yetkinin kullanılarak 135 kişinin sisteme kaydedildiği öne sürüldü.
Yetki veren kişinin torunu da aile adına yalnızca bir bakıcı için izin verildiğini doğruladı.
Çalışma Bakanlığı ne yapıyor?
Olayın en dikkat çekici boyutu ise Çalışma Bakanlığı’nın dijital sistemindeki kontrol mekanizmaları.
Bir kişi için verilen yetkiyle 135 ayrı başvuru nasıl yapılabildi? Sistem bu olağan dışı işlem yoğunluğunu neden tespit edemedi? Yetki belgesinin kapsamını kontrol eden bir mekanizma yok mu?
Dahası, 135 başvurudan kaçının ön izin aşamasını geçtiği ve herhangi birine nihai çalışma izni verilip verilmediği de henüz bilinmiyor.
Dijital sistem kurmak tek başına yeterli değil; o sistemi denetlemek de kamu kurumlarının sorumluluğunda. Çalışma Bakanlığı'nın bu sorulara yanıt vermesi ve sistemin nasıl bu noktaya geldiğini açıklaması gerekiyor.
Resmî evrak sahteleme ve tedavüle sürme suçlamalarıyla tutuklanan O.K. ve Ü.A., 4 Kasım’da mahkemeye çıkarıldı. Yargıç Gizem Erciyas, iki zanlının iki gün tutuklu kalmasına emir verdi.






