Ukrayna’nın son dönemde Rusya’ya yönelik saldırılarında köprüleri, okulları, sivilleri hedef alan bir tarz izlemesi Rusya’nın farklı refleksler geliştirmesine yol açtı. Rusya-Ukrayna savaşında çatışmalar cephe hattının ötesine taşınırken, karşılıklı olarak enerji, ulaşım ve kritik altyapılar hedef haline geliyor. Moskova’nın Ukrayna’ya yönelik son müdahaleleri Kiev yönetimi üzerindeki siyasi ve ekonomik baskının da büyümesine yol açabilir. Öte yandan Almanya, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinin savaş kışkırtıcı politikalarına her gün bir yenisi ekleniyor. Bu gelişmeleri Vatan Partisi Rusya Temsilcisi, tarihçi ve akademisyen Doç. Dr. Mehmet Perinçek ile konuştuk.
SAVAŞTA YENİ DÖNEM: RUSYA’NIN SABRI TÜKENİYOR
Rusya savaşın başından bu yana Ukrayna’ya yönelik operasyonlarında sürdürdüğü kontrollü tutumu terk mi ediyor?
Rusya şimdiye kadar Ukrayna’ya yönelik yürüttüğü operasyonu aslında Rus yetkililerin de ifadesiyle ameliyat yapar gibi yürütüyordu. Yani oradaki halkla savaşmadıklarını ifade ediyorlardı. Ve dolayısıyla bütün operasyonlarda halkın zarar görmemesi için bir çaba gösteriyorlardı. Çünkü Ukrayna halkı, Ukraynalılar da Rusya’nın kardeş milleti, kardeş halklar çok birbirlerine karışmış halklar. Ruslar ve Ukraynalılar hatta dilleri de birbirine yakın. Aynı geçmişe, kültüre, tarihe sahipler ve bu açıdan bunu çok kez ifade ediyorlardı. Hatta Avrupa ile olan tartışmalarda da Rus yetkililer şunu söylüyordu; ‘bu savaş Avrupa ile savaşımız Ukrayna’da çok daha kısa sürer çünkü Ukrayna’ya biz çok özenli dikkatli davranıyoruz Avrupa’ya aynı muameleyi yapmayız’ gibi de ifadelerde bulunuyorlardı. Bu da aslında o fikri bir taraftan yansıtıyor. Fakat Rusya’nın bu tutumuna rağmen Kiev rejimi cephede sıkışınca ve cephede ilerleyemeyince cephe gerisine saldırılar düzenlemeye başladı. Hatta Kırım Köprüsü daha önce zaten hedef alınmıştı ama onun dışında son dönemde çok ciddi şekilde sivil altyapıyı, sivil alanları, sivil binaları vuran; Rusya’nın içlerine kadar inen saldırılar yaşanmaya başlandı. Aslında Batı kampı ve Ukrayna bu şekilde Rusya’nın içinde bir rahatsızlık yaratmayı planlıyordu. Ve tabi Rusya’yı da belki Batı açısından daha sert yanıtlar vermeye zorlayarak savaşın şiddetini arttırmayı öngörüyordu.
RUSYA’DAN KİEV’E YENİ TAKTİK: FATURA ZELENSKİY’E ÇIKACAK

Moskova’nın yeni bir stratejisi mi var?
Bu süreçte daha doğrusu gelinen noktada artık Moskova Kiev’in cephe gerisine, Rusya’nın içlerine ve sivil hedeflere yönelik saldırılarına kayıtsız kalmayacağı gösterdi. Aslında Ukrayna’nın dilinden konuşarak yanıt vermeye başladı. O da Kiev’i, Kiev’in altyapısını çökertmek oradaki hayatı da felç edecek saldırılar düzenlemek. Aynı saldırıları Ukrayna tarafı da yaptı. Tabi bu saldırıların başarısız olmasından dolayı Moskova’da veya diğer şehirlerde hayat felç olmadı ama başka aksaklıklar elbette meydana geldi. Bu saldırılar amacına ulaşamadı. Moskova şimdi onların konuştuğu dilden konuşarak Ukrayna’yı cephe gerisinde felç edecek bir taktik izliyor. Bu taktik sonucunda Kiev’in altyapısının çökmesi lojistik yollarının darbe alması çok ciddi şekilde Ukrayna içerisinde bir huzursuzluk yaratacaktır. Hatta Kiev’deki iktidar kavgasını da ateşleyecektir.
Kiev’e yönelik bu saldırılar orada hayatın felç olması, altyapının çökmesi, haliyle oradaki nüfusun başka yerlere göç etmesi, ekonomik hayatın ciddi zarar görmesi daha önce Zelenskiy’i desteklemiş kesimleri de rahatsız edebilecektir. Bu olayın faturası da Zelenskiy’e kesilecektir. Ukrayna içerisinde bir kesimin sivil hedefleri vurmakla ilgili demeçler verdiğini, dalga geçen konuşmalar yaptığını bütün dünya gördü. Dolayısıyla bunun bedelinin bu şekilde ödenmek zorunda kalınması, dolayısıyla Zelenskiy’e yönelik bir tepki de yaratacaktır.
Hatta Zelenskiy’i ve savaşı destekleyen Rusya karşıtı güçler içerisinde dahi bu faturanın Zelenskiy’e kesilmesi kaçınılmaz olacaktır. Çünkü sonuç olarak Kiev’de veya başka şehirlerde hayatın, özellikle de ekonomik hayatın çok ciddi zarar görmesi; sanayiden ticarete kadar birçok sektörün darbe alması; altyapıların çökmesi; ısınma ve enerji sorunlarının baş göstermesi; elektrik kesintilerinin yaşanması gündelik hayatı etkilediği gibi sanayide de ciddi sorunlar yaratacaktır.
Bu da Ukrayna içerisindeki hâkim sınıflarda belli rahatsızlıklar yaratacaktır. Bundan dolayı Ukrayna içerisinde kimse Putin’e veya Rusya’ya kızamayacak. Çünkü göz göre göre Rusya’nın bu saldırılarına davet çıkarılmıştır. Rusya’nın, saldırılarında gösterdiği özenli tavır istismar edilmiştir. Rusya’nın saldırılarında takındığı bu özenli tavır devam ettikçe karşı taraf daha cüretkâr saldırılar gerçekleştirmiştir.
Dolayısıyla bunun faturasının, söylediğimiz gibi, Zelenskiy’e çıkması kaçınılmazdır.
MERZ’İN KOLTUĞU DA SALLANIYOR
Almanya Başbakanı Merz Kiev’e gitti. Merz’in Ukrayna politikasını, kendi siyasi geleceği açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
Merz’in ziyareti sırasında saldırıların devam etmesi önemli. Bu durum, Merz’in içine düştüğü durumu da gösteriyor. Seçimlerde büyük bir başarısızlık yaşadı. Hatta belki de Almanya tarihinin en başarısız şansölyesi unvanını alacak.
Böyle bir ortamda Ukrayna savaşını kışkırtmak, savaşı daha da şiddetlendirmek, coğrafi alanını ve boyutlarını genişletmek ve belki de işi bir dünya savaşına götürecek adımlar atmak dışında Merz’in koltuğunu kurtarabileceği başka bir seçenek kalmamıştır.
Dolayısıyla Zelenskiy’nin koltuğuyla birlikte Merz’in koltuğu da sallanmakta. Onlar da savaşın şiddetlenmesi ve coğrafi alanının genişlemesi için her türlü provokasyonu yapmaya hazır olduklarını göstermektedir.
SAVAŞ KARŞITLIĞI YÜKSELİYOR
Önümüzdeki seçimler Avrupa’nın Ukrayna politikasını değiştirebilir mi? Savaş karşıtı güçlerin yükselişini nasıl okuyorsunuz?
Almanya’da seçimler var, Fransa’da ve İtalya’da da seçimler var. Bu seçimlerde savaş karşıtı, Rusya ile ilişkileri normalleştirmek isteyen güçler iktidara doğru ilerlemektedir. Savaş kışkırtıcılarının oyları ise düşmektedir.
Bu seçimlerden önce iktidarın değişmemesi için Batı’daki Merzler, Macronlar, İngiliz başbakanları ve benzerlerinin her türlü provokasyonu yapmaya hazır olduklarını düşünebiliriz. Çünkü seçimlerden sonra artık onlar için yolun sonu gözükecektir.
Oraya kadar işi getirmeden, her türlü alavere dalavereyi, savaşı ve büyük çatışmaları devreye sokmaları, aslında kendi sistemlerinin tek kurtarıcısı olarak gördükleri bir yol olabilir. Batı’daki bu Atlantikçiler açısından savaş ve çatışma, iktidarlarını korumanın bir aracı olarak görülmektedir.






