Layık olmak, elverişli olmak kökünden gelen liyakat, etkin, verimli ve adil bir sistemin veciz ifadesidir.
Elbette, bir görev için seçilecek kişinin bu göreve layık olması, görevini layıkıyla yapabilmesi, her şeyden önce, o görevin gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip olmasını gerektirir.
O yüzden liyakat sözcüğü haklı olarak ehliyet sözcüğünü çağrıştırır.
Konu kamu yönetimi olunca müsteşar ve müdür gibi üst kademe yöneticilerinin atanacakları mevkinin gerektirdiği bilgi, donanım, ehliyete sahip olması liyakat sisteminin olmazsa olmaz gereğidir.
Bir devletin en üst kararlarını uygulayan kamu yönetiminin liyakat esasına göre inşa edilmiş olması, halkın iyi yönetilmesi yanında demokratik düzenin de esasını oluşturur.
Liyakat sistemi bu kadar önemli olmasına rağmen KKTC'deki kamu yönetiminin bu ilkeye göre oluşmadığı bilinmektedir.
Zaten 1977 yılında çıkarılan Üst Kademe Yöneticiler Yasası da atanacak müdür ve müsteşarların liyakat ölçütüne göre değil, siyasal ölçüte göre atanacağını öngörmektedir.
Hatta bu konuda siyasal ölçüt o denli ileri götürülmüştür ki atanacak kişinin, onu atayacak siyasilerce istenilen tarihte herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin görevden alınabileceği açıkça vurgulanmaktadır.
Bu durumda, en iyimser bakışla, kamu yöneticisinin niteliği siyasetçinin çapına, iradesine, niyetine bağlı olarak şekillenebilmektedir.
Mevcut sistemde, üçlü kararname denilen yöntemle, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı imzası ile atanıp alınan kamu yöneticileri, uzun yıllardır yaşanan uygulamada, birkaç istisna hariç, uyum içinde göreve gelip gitmiştir.
Ne var ki, geçtiğimiz gün, liyakat sistemini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erhürman, bakan ve başbakan imzalı bazı kararnameleri imzalamadığını ve bundan sonra da bilgi ve ehliyete uymayan isimler için bu uygulamasına devam edeceğini vurgulamıştır.
Kuşkusuz, toplumun büyük çoğunluğunun beklentisi kamu yönetiminin liyakat ilkesine göre yeniden inşa edilmesidir.
Ama bu sistem değişikliği yapılana kadar Cumhurbaşkanının, öngördüğü uygulamayı hem şimdi, hem de görev süresi boyunca titizlikle uygulaması kamu yönetiminin çağdaşlaşmasında, demokratik, etkin ve verimli bir ülke oluşmasında ciddi katkı sağlayacak önemli bir adım olacaktır.
