Partiler açısından, seçim sürecinin en kritik adımlarından biri adaylık tespitidir.
Bu süreci bazı partiler o kadar sancılı yaşar ki, süreç partinin seçim performansını negatif olarak etkiler.
Elbette, aday tespit adımını partilerin tamamen sancısız geçirmesini beklemek fazla iyimserlik olur.
Çünkü, aday olan ve bir kısmının kaybetmesi yarışın doğası niteliğinde bulunan hırslı kişilerin, seçim sonucunu her zaman olgunlukla karşılaması beklenemez.
Bu nedenle, seçim yarışının tamamen şaibesiz, tartışmasız olması, tam bir demokratik nitelikte cereyan etmesi gerekir.
Hatta, böyle olsa bile, subjektif olarak kendini olduğundan daha güçlü algılayan ama objektif olarak güçsüz adaylar nedeniyle, bu tip yarışlarda tolere edilmesi gereken sancıların belli bir dozda yaşanması da normaldir.
Ne var ki, 6 Aralık seçimleri için aday tespiti yapan partilerin, CTP hariç tümünde, aday tespitinin yüksek dozda sancılı geçtiği görülmüştür.
Bu sancı UBP’de, bakan ve milletvekili konumundaki adayların seçimlerden çekilmesine kadar varmıştır.
Seçime kadarki süreçte, adaylık sancısının dindirilmesi, çekilen adayların ikna edilmesi veya yerlerine onlarla eşdeğer isimlerin ikame edilmesi elbette mümkündür.
Ama bu süreç iyi yönetilmezse, UBP gibi örgütlü partilerin performansını çok fazla olmasa da, barajda boğulma tehlikesi bulunan küçük partilerin performansında ciddi azalma yaşatabilir.
