SEÇİMLER ve ADAYLAR

Milletvekilliği seçimleri yaklaşırken, partiler de adaylarını netleştirmeye başladı.

Bugün yapılacak seçimle, UBP de adaylarını ve sıralarını saptayacak.

Kamuoyunda, adaylarla ilgili merak edilen başlıca iki konu olduğu hep bilinir.

Bir tanesi, adayların kimliği ve niteliğinin partilerin aldığı oyda ciddi bir rolü olup olmadığıdır.

CTP ve UBP gibi eski partilerde aidiyet oyu denilen, partinin kimliğinden gelen oyların bulunması, siyasetin doğası gereğidir.

Geçmişten bugüne bu tip partilerin aidiyet oylarının azaldığı kamuoyu araştırmalarından da, seçim sonuçlarından da anlaşılmasına karşın, bu iki partinin kimlik oylarının belli bir yüzdede hâlâ var olduğu inkar edilemez.

Dolayısıyla, UBP ve CTP’de adayların kim olduğu bu partilerin kümülatif oy toplamında çok büyük bir ağırlık taşımaz.

Ama, bu iki parti dışında kalan ve oyları yüzde 5’lik baraj civarında seyreden partilerde kimlik oyu yüzde 2-3 bandında olduğu için, bu partilerin barajı geçip geçmemesinde gösterecekleri adayların ciddi rolü olur.

O nedenle, bu küçük partilerin kaderlerinin büyük ölçüde gösterecekleri adaylara bağlı olduğu vurgulanabilir.

Bu partiler nitelikli, popüler, organizasyon ve mobilizasyon yeteneği güçlü adaylar gösterebildikleri oranda şanslarını artırırlar.

Kamuoyunun adaylarla ilgili merak ettiği ikinci bir konu da, adayların sıralamadaki yerinin seçilme konusunda avantaj sağlayıp sağlayamadığıdır.

KKTC seçim sisteminde, teknik olarak, adayın sırasının seçilme konusunda bir avantaj sağlamadığı vurgulanabilir.

Ne var ki, hem psikolojik üstünlük, hem görünürlük açısından ön sıralarda bulunmanın adaya önemli bir manevi üstünlük sağladığı da şüphesizdir.

Üstelik, adayların, bütün üyelerin katıldığı, adil ve demokratik bir seçimle saptanması ve sıralanması durumunda, bunun genel seçime de birkaç küçük sapma dışında yansıması da yüksek olasılıktır.