Takvimin hemen her günü belli bir konuya vakfedilse de, yine de böyle günler, günün anlam ve önemini yeniden düşünmek için iyi bir vesiledir.

Örneğin, BM'ce dünya turizm günü olarak belirlenen 27 Eylül, KKTC için lokomotif sektör kabul edilen turizm konusunda değerlendirme yapmanın bir fırsatıdır.

Tabii bu tip değerlendirmeler, çoğu zaman resmi ağızlardan ifade edilen, sektörün önemini anlatan soyut laflardan öteye gitmeli, somut durumun analizini ve önerilerini de içermelidir.

Özellikle, turizm gibi çoklu paydaşa sahip sektörlerde bu tip analiz ve önerilerin değeri daha da artar.

Nitekim, Girne ve Bafra’daki kitle turizmi merkezlerinde, casino ve kongre turizminde hatırı sayılır bir konumda olan KKTC’de, turizmin kırsal kalkınmadaki potansiyelinin değerlendirilemediği bir realitedir.

O nedenle, gün dolayısıyla, bir sivil toplum örgütü olan Lefke Turizm Derneği Başkanı Hasan Karlıtaş’ın yaptığı öneri isabetli olmuştur.

Karlıtaş, Lefke ve köylerindeki eko-agro turizm potansiyeline dikkat çekerek, turizmin kırsal kalkınmada ciddi bir kaldıraç olarak kullanılmasını önermektedir.

Gerçekten de başta Yeşilırmak, Bağlıköy, Çamlıköy ve Lefke merkez gibi yerleşim yerleri eko-agro turizmi için çok büyük bir potansiyel taşımaktadır.

Doğasını, kültürünü, sosyal dokusunu koruyan, otantik nitelikli bu yerleşim yerleri başta olmak üzere bütün Lefke ilçesi turizmin kalkınmadaki rolüne örnek teşkil edebilir.

Merkezi yönetimde Turizm Bakanlığı’nın, yerel yönetimde Lefke Belediyesi’nin, Lefke Turizm Derneği gibi sivil toplum örgütleriyle yapacağı işbirliği ile bölgesel kalkınma gerçekleşebilir.

Üstelik Lefke bölgesinin, hâlihazırda bölgeye sosyal, ekonomik, kültürel hayat veren Lefke Avrupa Üniversitesi gibi büyük bir şansı da var.

Belirli anlamlar atfedilen günler, böylesine somut kalkınma hamlelerine neden olurlarsa kutlanmaları daha anlamlı olmaz mı?