UBP’de cumartesi günü yapılıp bitirilmesi öngörülen adaylık seçimleri yapılan itirazlar nedeniyle sonuçlandırılamadı.

Oy pusulalarının polis gözetiminde muhafaza edildiği duyurulurken, hukuken ne yapılacağına dair planlama yapmak için parti başkanı Üstel’in, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ile bugün konuyu görüşmek için randevu talep ettiği açıklandı.

Aslında, deyim yerindeyse, adayların belirlenip seçim yolunda kritik bir adım anlamına gelen bu aşamada, UBP’nin yol kazasına uğradığı görülüyor.

Peki bundan sonra konu ile ilgili ne gibi gelişmeler yaşanabilir?

Daha doğrusu, yolda devrilen arabayı kaldırıp yeniden yola koymak için izlenecek yöntemler ne olabilir?

Yöntemlerden birincisi, kurultay divanının itirazları haklı bulduğu anlaşıldığına göre sayımın yeniden yapılmasıydı.

Ancak, bu yöntemin izlenmediği, sayım yerine oy pusulalarının muhafaza edilmesiyle yetinildiği anlaşılıyor.

Yöntemlerden ikincisi, UBP tüzüğünün, böylesi istisnai durumlar için öngördüğü, yetkinin parti meclisine bırakılmasıdır.

UBP, YSK’nın da görüşünü alarak bu iki yöntemden birini tercih edecek.

Öte yandan, itirazlar olsa da, açıklanan sonuçların, UBP adaylarıyla ilgili ortaya koyduğu somut gerçek şudur:

UBP üyeleri, partinin bilinen ve kıdemli isimlerini liste başına seçerek, partide istikrardan yana tercih yapmış, değişim ve yeniliğe gerek duymamıştır.

Ne var ki, bunu yaparken, son beş yılda ismi şu veya bu konuda tartışılmış milletvekillerini de geri plana itmiştir.

Aslında, UBP’de yaşananlar daha geniş açıdan değerlendirilirse, geçen günkü yazıda vurgulandığı gibi, parti içi seçimlerin yargı denetiminde ve demokratik bir ortamda yapılmasının ne kadar önemli olduğu, çok kısa bir süre içinde yaşanarak da görülmüş oldu.